YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/744
KARAR NO : 2010/8229
KARAR TARİHİ : 09.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile kardeş olduklarını,1993 yılında ortak olarak açtıkları marangoz dükkanını birlikte çalıştırdıklarını, kazanılan paralarla taşınmaz almak için dava dışı emlakçılık yapan … ile anlaşıp taşınmaz bedelini beraber ödediklerini,ancak Hasanın tapuyu vermediği gibi aldığı paraları da iade etmediğini, davalı ile ortaklıklarını sona erdirirken taşınmaz satın alımında emlakçıya verilen paranın tahsil edilmesi halinde paylaşılması hususunda anlaştıklarını, davalının emlakçıya verdiği paranın tahsili amacıyla emlakçı aleyhine başlattığı icra takibi sonucunda parayı tahsil ettiği halde hissesine düşen kısmı ödemediğini ileri sürerek, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak 14103,00 TL üzerinden davanın kabulüne, tarafların İcra inkar tazminatına dair isteklerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hukmedilmesi icın borçlunun takip sırasında ödeme emrine
2010/744-8229
itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yanda alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Açıklanan yasal kuralların ışığında icra takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmistir.
SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte acıklanan nedenlerle; davalının tum, temyiz itirazlarının reddıne, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinde yer alan “tarafların %40 icra inkar tazminatı taleplerinin reddine “ cümlesinin karardan çıkartılarak yerine aynen “davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak uzerinden % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının icra inkar tazminatına dair taleplerinin reddine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflar iadesine, 9.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.