YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1513
KARAR NO : 2010/2094
KARAR TARİHİ : 12.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı-k.davacı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, kooperatif tarafından arsa sahibi ve yüklenici aleyhine açılmış olup tapu iptâl tescil, olmadığı takdirde alacak istemine, birleşen 2002/1516 Esas ve 2004/170 Esas sayılı dava dosyaları yüklenici şirket tarafından arsa sahibi aleyhine açılmış imalât bedelinin tahsili talebine, birleşen 2007/340 Esas sayılı dosya da arsa sahibi tarafından yüklenici aleyhine açılmış olup, ayıplı inşa edilen binaların yıkılması, onarım ve iyileştirme bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın yüklenici şirket yönünden bedel olarak kısmen kabulüne, arsa sahibi açısından reddine, birleşen 2002/1516 Esas sayılı davanın kabulüne, 2004/170 Esasta kayıtlı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2007/340 Esas sayılı dosyadaki davanın reddine dair verilen karar davalı ve birleşen dosya davacısı arsa sahibi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve özellikle birleşen 2007/340 Esas sayılı dosya davacısı arsa sahibince inşaatlardaki tüm ayıplar Akdeniz Üniversitesinden temin edilen 04.05.2007 tarihli raporla öğrenilmiş olup sözkonusu davanın açıldığı 15.10.2007 tarihine kadar yükleniciye ayıp ihbarında bulunulduğunun ileri sürülüp, kanıtlanmamış bulunmasına göre davalı ve birleşen dosya davacısı arsa sahibi … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin 31.05.2006 tarihli bozma ilâmından önceki yargılama aşamasında alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi kurulu raporunda davacı birleşen dosya davalısı yükenici şirketin gerçekleştirdiği imalât bedeli 363.372,10 TL olduğu hesaplanarak bundan %3 nefaset kesintisi yapıldıktan sonra 352.470,94 TL üzerinden yüklenici lehine imalât bedeline hükmedilmiş, verilen karar arsa sahibi vekilince temyiz edilerek diğer temyiz itirazları red edildikten sonra imalât bedelinin Bayındırlık birim fiyatlarına göre değil, 08.11.2002 tarihindeki mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Bozmadan sonra yeniden oluşturulan bilrikişi heyetinden alınan raporda imalâtın 2002 yılı birim fiyatlarına göre bedeli 387.333,61 TL bulunduktan sonra bundan %15 oranında indirim yapılarak 08.11.2002 tarihindeki mahalli piyasa rayiçlerine göre imalât bedeli ve bundan da %15 nefaset payı düşülerek 271.133,52 TL istenebilecek imalât bedeli hesaplanmış ve mahkemece bu rapora itibar edilerek hüküm oluşturulmuştur. Davacı yüklenici şirket tarafından bozmadan önce alınan raporda Bayındırlık birim fiyatlarına göre belirlenen 363.372,10 TL imalât bedeline itiraz edilmediği ve buna göre oluşturulan mahkeme kararı temyiz edilmediği gibi, bozmadan sonra düzenlenen 14.11.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda benimsenen %15 nefaset indirimi ile piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılabilmesi için yapılan indirim oranına da karşı çıkılmamış ve bu rapor doğrultusunda oluşturulan hüküm de yüklenici tarafça temyiz edilmediğinden, arsa sahibi lehine usulü müktesep hak oluşmuştur. Bu durumda arsa sahibi yararına oluşan usuli kazanılmış hak sebebiyle bozmadan önce düzenlenip hükme esas kabul edilen bilirkişi kurulu raporundaki 363.372,10 TL birim fiyatlarına göre imalât bedelinden bozmadan sonra oluşturulan kuruldan alınan raporda benimsenen toplam %30 nefaset ile piyasa fiyat tespiti için indirim tutarı 109.011,63 TL’nin mahsup edildikten sonra birleşen 2002/1516 ve 2004/170 E. sayılı davalarda toplam 254.360,47 TL yüklenici alacağına hükmedilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak daha fazla miktarda alacağa hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı birleşen dosya davacısı arsa sahibinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı-birleşen dava davacısı arsa sahibi yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı …’a geri verilmesine, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.