YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8710
KARAR NO : 2010/16640
KARAR TARİHİ : 13.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın takibinden vazgeçilmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Davalı …’in … Eftal Hastanesinde tedavi gördüğünü, diğer davalı …’ın ise borcu ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak borcun ödenmediğini belirterek, 23.232.31 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı …’in, dava tarihinden evvel öldüğü anlaşılmış, davalı … cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara iştirak etmemiştir.
Mahkemece, Davalı … hakkında takipten vazgeçilmiş olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, 23.232.13 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı …’dan tahsiline, karar verilmiş, karar Davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içersinde fotokopisi mevcut 02.02.2007 tarihli Davalı … tarafından imzalan Belge içeriğine göre; Davacı Hastaneye 23.01.2007 tarihinde acil olarak müracaat edildiği ve sosyal güvence bulunmaması nedeni ile 20.TL den sonrası hastane masraflarını karşılayacak maddi imkan olmadığı için kalan borcun ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiği” belirtilmiş olup, anılan metnin altında “Kefil” başlığı altında yer bölümün ise, diğer davalı … 2010/8710-16640
Tarafından imzalandığı dosya kapsamına göre sabit olup, esasen bu husus tarafların da kabulündedir. Bunu göre; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kefalet aktinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır, Ne var ki; Borçlar Kanununun 484. maddesi hükmü uyarınca, kefalet sözleşmesinin geçerli olması için, yazılı şekle tabi olması ve ayrıca bu sözleşmede kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın gösterilmesi gerekmekte olup, anılan belge içeriğine göre; Davalı …’ın kefil olduğu miktarın gösterilmediği anlaşıldığından geçerli bir kefalet aktinden söz etmek mümkün değildir. Hal böyle olunca mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile, Davalı’nın temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenler ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 315,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.