Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18617 E. 2012/5605 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18617
KARAR NO : 2012/5605
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı avukat olduğunu, davalıların murisi ile dava dışı ilk avukat arasında vekalet sözleşmesi imzalandığını, dava dışı avukat tarafından açılan tapu iptal ve tescil davacının yargılaması sırasında dava dışı ilk avukat tarafından 31.03.1995 tarihinde takip ettiği bu dosya ile ilgili tüm vekalet alacaklarını kendisine temlik ettiğini, davalılarında vekaletlerini aldığını, temliknamede vekalet ücretinin taşınmazın değerinin %10’u olarak kararlaştırıldığını, davalılar adına açılan 1987/204 esaslı tescil davasının temyiz incelemesinden geçerek 16.04.2001 tarihihde kesinleştiğini, tescil işlemlerinin davalılar adına tamamlandığını, vekalet ücretinin ödenmediği gibi davalılar tarafından 26.04.2002 tarihinde haksız azledildiğini, dava konusu taşınmazın azil tarihindeki değerinin % 10 u olan 35.000 TL vekalet ücreti ile %18 KDV si olan 6300 TL olmak üzere toplam 41300 TL nin azil tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile imzalanan vekalet ücreti sözleşmesinin geçersiz olduğunu, vekalet ücreti alacağının taşınmazın davanın açıldığı tarih olan 1987 tarih itibareyle hesaplanan değer üzerinden tarifeye göre belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalıların murisi ile ilk vekil arasındaki vekalet ücreti sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacı avukatın davalıları … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/204 esaslı dosyasında temsil ederek, davanın davalılar lehine
2011/18617-2012/5605
sonuçlandığı, kararın 2001 tarihinde kesinleştiği, davalıların davacıyı 26.04,2002 tarihinde azlettikleri, azil tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı yasanın 2.05.2001 tarihli ve 4667 sayılı kanunla değişik 164.maddesi uyarınca taşınmazın değerinin % 10 u olan 34650 TL vekalet ücreti isteyebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekır.
2-Davacı avukat olarak davalıların tapu iptal ve tescil davasında vekilliğini üstlendiği, davanın neticelenmesine ve kararın kesinleşmesine rağmen davalılar tarfından haksız azledildiğini ileri sürerek vekalet ücreti alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, azil tarihinde geçerli olan 1136 sayılı yasanın 2.05.2001 tarihli 4667 sayılı Kanunula değişik 164 maddesi uyarınca taşınmazın rayiç değerinin %10 u olan 34650 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi mahkemenin de kabulünde olduğu üzere geçersizdir.Ücret sözleşmesinin bulunmadığı durumlarda hangi tarihteki düzenlemenin uygulanacağı açıklığa kavuşturulmalıdır. 5043 sayılı Yasa ile Avukatlık Kanununda 164. maddenin dördüncü fıkrası değiştirilmiş, 164/4. maddede; “Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir.” Yine 5043 sayılı yasa nın Madde 7’si ile geçici 21. madde eklenmiş olup, anılan maddede; “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu Kanunun değişik hükümleri uygulanır.” Düzenlemesi getirilmiştir. Ne varki, 1136 sayılı Avukatlık Yasası’na 5043 sayılı Yasayla eklenen Geçici 21. madde Anayasa Mahkemesi’nin 7.2.2008 günlü kararı ile iptal edilmiştir. Öyle olunca, artık geçici 21.maddenin, dolayısıyla 5043 sayılı yasa’nın 164. maddesinde yapılan değişikliklerinde uygulanması mümkün değildir. Bu durumda, hukuki yardımın başladığı, tarihteki yürürlükte bulunan Avukatlık Yasası’nın ilgili hükümlerinin uygulanması
2011/18617-2012/5605
gerekir. Hukuki yardımın ne zaman başladığı konusu ise değişken olup her işlemin özelliğine göre farklılık gösterebilmektedir. Örnek vermek gerekirse, dava açılmış ise, dava açıldığı, yada tespit yapıldığı tarih, müvekkilin aleyhine dava açılmış ise cevap verme tarihi, yada vekaletnamenin verilme tarihi hukuki yardımın başladığı tarih olarak esas alınmalıdır.
1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın ücrete ilişkin 163 ve 164. maddeleri vekil ile müvekkil arasındaki ücrete ilişkin düzenlemeleri getirmiştir. 1136 sayılı Yasanın bazı hükümlerini değiştiren 4667 sayılı Yasa 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu yasa yürürlüğe girmeden önceki uyuşmazlıklarda sözleşme var ise, sözleşme hükümleri, yok ise yada sözleşme geçerli değil ise, 163.maddenin son fıkrası hükümleri uygulanmaktaydı. 163.maddenin son fıkrasında ise “Yazılı ücret sözleşmesi yapılmamış olan hallerde asgari ücret tarifesi uygulanır.” Düzenlemesi bulunmaktadır. Böylelikle, sözleşmenin yapılmamış olması yada geçersiz olması hallerinde hukuki yardımın başladığı tarihteki asgari ücret tarifesinin uygulanacağı açıktır. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamaları da bu yöndedir. Yine 4667 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarih olan 2.5.2001 tarihinden itibaren ise, Avukatlık Yasası’nın 164. maddesinin 4.fıkrası uygulanacaktır. Madde sözleşmenin yapılmamış olması halinde “…Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu hallerde, değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde ise asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın sonucuna ve avukatın emeğine göre değişmek üzere ücret anlaşmazlığı tarihindeki dava değerinin yüzde beşi ile yüzde onbeşi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir…” düzenlemesini getirmiştir. Bu düzenlemeye göre 2.5.2001 tarihinden sonra hukuki yardıma başlayan avukat emeğine göre yüzde beş ile yüzde on arasındaki bir miktarı ücret olarak hak edecektir. Yine 1136 sayılı Avukatlık Yasasında 20.1.2004 tarihinde 5043 sayılı Yasayla değişiklikler yapılmış ve Avukatlık Yasası’nın 164. maddesinin dördüncü fıkrası değişikliğe uğramış ve “Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.” Düzenlemesi getirilmiştir. Böylece 20.1.2004 tarihinden sonra başlayan hukuki yardımlarda sözleşme bulunmaması halinde yada sözleşmenin belirgin olmaması, tartışmalı bulunması yada sözleşmenin geçersiz sayıldığı hallerde ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yirmisi arasındaki bir miktar avukatın emeğine göre verilmelidir. Halen de yürürlükte olan düzenleme bu şekildedir. Geçici 21. madde Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden bu madde ancak 20.1.2004 tarihinden sonra başlayan hukuki yardımlarda uygulanabilecektir.
Özetlemek gerekirse değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde hukuki yardımın başladığı tarihteki yürürlükte olan yasa hükümleri uygulanarak hukuki yardımın yapıldığı tarih 2.5.2001 tarihinden önce ise asgari ücret tarifeleri, bu tarih ile 20.1.2004 tarihleri arasında hukuki yardım başlamışsa yüzde beş ile onbeş, bu tarihten sonra ise, yüzde onu ile yüzde yirmi arasındaki bir oran tatbik edilecek, değeri para ile ölçülemeyen davalarda ise avukatlık asgari ücret tarifeleri uygulanacaktır.
Somut olaya gelince; davacı avukatın davalılar lehine takip etiği dava dosyasında
hukuki yardımın başladığı 8.04.1987 tarihindeki yürürlükte olan yasa hükümleri dikkate alınıp taleple bağlı kalınarak vekalet ücreti hesaplanarak, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle azil tarihinde geçerli olan avukatlık kanunu hükümlerine göre vekalet ücretinin hesaplanması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 514.55 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.