YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19587
KARAR NO : 2012/23529
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulün kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 10.08.2006 tarihinde davalı ve müteahhit dava dışı … şirketinden 290.000.00.TL bedelle inşaat halinde konut satın aldığını, en geç 31.12.2008 tarihinde taşınmazın teslimi gerekirken ve 25.12.2008 tarihli ihtarname ile süre bitiminde konutunun teslim edilmesini aksi takdirde BK.’nun 106. maddesindeki hakları kullanacağını bildirmesine rağmen satın aldığı konutun eksiklikleri giderilerek teslim edilememesi üzerine 25.03.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ve ödediği paranın, paranın faizinin, çektiği kredinin ve kredi için ödediği faizin tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesini istediğini, 29.03.2010 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine 188.500.00.TL kredi çekilerek ve 101.500.00.TL nakit olarak ödenen 290.000.00.TL ve çekilen kredi için ödenen 77.247.00.TL faiz olmak üzere toplam 367.247.00.TL ile ödenen bedellere işlemiş 91.121.97.TL faiz olmak üzere toplam 458.368.97.TL’ nın tahsili için 30.3.2010 tarihinde icra takibi yaptığını ancak davalının haksız yere 2011/19587-2012/23529
İtiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 340.993.24.TL (290.000.00.TL ödeme ve 50.993.24.TL menfi zarar) asıl alacak ile 91.121.97.TL işlemiş faiz olmak üzere 432.115.21.TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, her ne kadar harici konut satış sözleşmesini haklı nedenle feshederek ödediği parayı, paranın faizini, çektiği krediyi ve kredi için ödediği faizi tahsil etmek için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş ise de; davacının talebi gözönünde bulundurulduğunda, davacının, BK. 101. maddesinde öngürüldüğü şekilde davalıyı temerrüde 30.03.2010 tarihli icra takibi ile düşürdüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı sadece satım bedeli olarak ödediği 290.000.00.TL’ yı takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte isteyebilir. Bunun dışında bankadan çektiği kredi nedeniyle ödediği faizi de isteyemez. O halde, davalının icra takibi nedeniyle temerrüde düştüğünün kabulü ile ödenen bedelin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili yönünde itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacının temyiz itirazı yönünden; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu 2011/19587-2012/23529
olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında asıl alacak üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince davalı yararına 3. bent uyarınca davacı yararına hükmün BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 6.378,30 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.