Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4471 E. 2011/10294 K. 28.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4471
KARAR NO : 2011/10294
KARAR TARİHİ : 28.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden davanın kabulüne, diğer davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıların su/ksub borçlarını ödemediklerini yapılan icra takibine de itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davalılardan … hakkında daha önce verilmiş olan “davanın açılmamış sayılmasına” ilişkin kararın kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı … yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı idare tarafından tahakkuk ettirilen su ve atık su bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; karar tarihinden sonra 25.2.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel … Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı Kanunun 1.maddesinin (g) fıkrası ile 2560 Sayılı Kanun kapsamında kalan idarelerin vadesi 31.12.2010 tarihinden önce olduğu halde bu kanunun yayınlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilerek, aynı kanunun 18.maddesi hükmü gereğince de borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri yönünde hak tanınmış olmakla borcun yeniden yapılandırılması yönünde bir düzenleme getirilmiştir.
Dava konusu olayda, ödenmeyen su ve atık su bedeli alacağının 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davalı tarafın tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkânına sahip olduğu açıktır. Hal böyle olunca, davalı tarafın hükümden sonra yürürlüğü giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığının, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar bulunup bulunmadığının tespiti zorunludur. O halde mahkemece, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın dava konusu olayda uygulanıp uygulanmayacağı yönünde araştırma ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz edilen kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 96.95 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.