YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5887
KARAR NO : 2011/9011
KARAR TARİHİ : 08.06.2011
… Dinlenme Tesisleri vekili avukat … ile MESKİ Genel Müdürlüğü vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Tüketici Mahkemesinden verilen 24.11.2009 gün ve 180-274 sayılı hükmün Dairemizin 30.11.2010 tarih ve 5266-15906 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, Soli-1 tesislerinde bulunan bağımsız bölümlerde içme suyu olarak kullanılan ve bu tesislere ait tüm bahçenin sulamasında artezyen kuyusunun kullanıldığını ve davalı kurum abonesi olduklarını, davalı tarafından atık su bedeli ve çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirildiğini, nitekim son ödeme tarihi 17.5.2007 olan 55.241,47.TL atık su borcu olduğunun bildirildiğini, oysa artezyen kuyusundan çıkan suyun büyük bir bölümünün bahçe sulamasında kullanıldığını, davalı tarafça bahçe sulamasında kullanılan suya da atık su bedeli tahakkuk ettirildiğini, sayaçtan geçen su miktarının tamamı üzerinden atık su bedeli ve çevre temizlik bedelini tahakkuk ettirmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu bildirerek 17.5.2007 tarihli gecikme zammı hariç 55.241,47.TL’lik faturanın 40.000.TL’lik kısmından davalı kuruma borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Davalı, meskenlerde ve bahçe sulamasında kullanılan suyun aynı sayaçtan geçirilmesinin sitedeki tesis sisteminden kaynaklandığını, kurum olarak sayaçtan geçen su miktarının ne kadarının kanalizasyona verildiği, ne kadarının bahçe sulamasında kullanıldığını bilmenin ve ayırmanın imkansız olduğunu, sayaçtan geçen suyun tamamına atık su bedeli tahakkuk ettirmek zorunda kaldıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine taraflarca temyiz edilmiş; Dairemizin 30.11.2010 tarih ve 2010/5266 Esas 2010/15906 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle davalı yararına hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında gösterilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK’ nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekir.
2-25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandirilması ile Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kununu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı kanunun 1.maddesinin 9. fıkrası ile, 2560 sayılı kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atıksu bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı kanunun 18.maddesi ile de borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, artezyen kuyusundan çıkan suyun bahçe sulamasında kullanılması nedeniyle atık su bedelinin talep edilmemesi gerektiğinden bahisle sorumlu tutulmaması istenilen atık su bedelinin 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davacının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir. Hal böyle olunca, davacının hükümden sonra yürürlüğü giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tesbiti zorunludur. Mahkemece, davacının 6111 sayılı yasadan yararlanmak için davalı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Her ne kadar mahkemece verilen kısmen kabul kararının Dairemizin 30.11.2010 tarih ve 2010/5266 Esas 2010/15906 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle davalı yararına bozulmasına karar verildiği ancak daha sonradan 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı yasa gereğince araştırma yapılması gerektiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının bu yöndeki karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 30.11.2010 tarih ve 2010/5266 Esas 2010/15906 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün önceki ilamda belirtilen diğer bozma sebebine ilaveten yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 30.11.2010 tarih ve 2010/5266 Esas 2010/15906 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün önceki ilamımızda belirtilen davalı yararına bozma sebebine ilaveten yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.