Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/3012 E. 2011/4736 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3012
KARAR NO : 2011/4736
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.11.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, davaya konu taşınmazların tapu kaydında murisinin “… oğlu …” olarak yazılan kimlik bilgilerinin “… oğlu …”şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-2016 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı iddialarını ispatladığından davalı vekilinin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Davaya konu diğer parseller yönünden, nüfus müdürlüğünden getirtilen kayıtlar incelendiğinde …’ın ölümü ile eşi …kaldığı, …’ın da 1943 yılında ölümü ile eşi H… isimli çocuklarının kaldığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü
üzere … ve … … isimli iki kardeş bulunduğu, diğer bir anlatımla tapu kaydında yazılı olan malik ismi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir kişinin daha mevcut olduğu tespit edildiğine göre; tespit edilen bu kişinin veya mirasçılarının taşınmaz hakkında mülkiyet iddiası bulunup bulunmadığı araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yukarıda adı geçen “… oğlu …’ın” mirasçılarının adresinin tespiti ile mahkemeye çağrılarak veya usulüne uygun istinabe yolu ile dinlenerek taşınmaz üzerinde bir hak iddiası bulunup bulunmadığı sorulup beyanları tespit edilmeli, taşınmazda mülkiyet iddiası olması halinde çekişmenin esası tapu iptal ve tescil davası ile çözümlenebileceğinden davanın reddine karar verilmeli, böyle bir iddiası bulunmadığı takdirde davanın kabulüne karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mülkiyet nakline sebep olacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.