YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6204
KARAR NO : 2011/14171
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,davalının bireysel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullanmış olduğu kredi ödemesini yapmaması nedeniyle icra takibi yaptıklarını,davalının itirazı nedeniyle takibin durduğu belirtilerek haksız itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı,davacıya iddiaya konu borcunun olmadığını,kendisini …’de ikamet ettiğini,davanın kendisinin ikametgahında açılması gerektiğini belirterek borca ve yetkiye ilişkin itirazlarda bulunduğunu belirtmiştir.
Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine 10. maddesinde, “Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir” hükmü Getirilmiştir. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise “ bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlığa konu taraflar arasında yapılan sözleşmenin başlığında “ … kredi kartı,bireysel kredi ve Kredili Mevduat hesabı sözleşmesi” ibarelerinin yeraldığı,bu haliyle üç ayrı sözleşme tipinin bir birarada düzenlendiği,sözleşme içeriğinde sözleşme başlığında yer alan üç ayrı sözleşme ilişkisine ait düzenlemelerin ayrı bölümler halinde çerçevesinin 2011/6204-14171
belirlendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan sözleşmeye ilişkin matbu başvuru formunda “… bireysel kredi” sütunun işaretlendiği ve Bireysel krediye ilişkin hükümler başlıklı bölümdeki kredi miktarı,akdi faiz oranı vs. sütunların doldurulmak suretiyle davacı ile davalı arasında bireysel kredi sözleşmesinin yapıldığı anlaşılmakta olup,taksitli geri ödeme planını içeren tüketici kredisi niteliğindeki, “bireysel kredi sözleşmesi”nden kaynaklandığı, dolayısıyla davanın da 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu konuda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. O halde mahkemece Tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.