Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6652 E. 2011/17806 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6652
KARAR NO : 2011/17806
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının azlettiği avukatı olduğunu, daire alış verişinden dolayı dava dışı …’dan olan 27.500.00.TL alacağı ile 30.12.2003 vade tarihli 5.000.00.TL bedelli bononun tahsili için davalı avukatla anlaştığını, davalının dava dışı …’ dan 27.5000.00.TL’ nın tahsili için icra takibi başlattığını ve bu icra dosyası ile ilgili olarak 2004 yılı içerisinde 7 adet makbuz karşılığı toplam 14.3000.00.TL ödeme yaptığını ancak dava dışı …’ ın borcun tamamını davalıya ödediğini söylediğini ayrıca 5.000.00.TL bedelli bononun da icraya konulmadığını belirterek dava dışı borçlu …’ dan tahsil edilip te kendisine ödenmeyen 13.200.00.TL ile tahsile konulmayan 5.000.00.TL bono bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, icra takibi yapılan 27.5000.00.TL alacağın dışında alacaklısı … borçlusu …, cirantası … olan 30.12.2003 vade tarihli 5.000.00.TL bedelli senedinde tahsili için davalı avukata verdiğini ancak icraya konulmaması ve herhangi bir şekilde tahsilinin de sağlanmaması nedeniyle zarara uğradığını belirterek bono bedeli kadar zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, senedin zamanaşımına uğradığı iddiasının gerçek dışı olduğunu ve bononun aslının davacı tarafından sunulması gerektiğini savunmuştur. Davacı, 5.000.00.TL bedelli senedi tahsil için davalıya verdiğini ileri sürmekte, davalı da vekil olarak bu senedin kendisine tahsil için verilmediği yönünde herhangi bir savunmada bulunmamaktadır. Bu durumda davalı, vekil olarak kendisine tevdi edilen işlemlerle ilgili hesap verme yükümlülüğü nedeniyle bu senetle ilgili olarak neler yaptığını kanıtlamak zorundadır. O halde mahkemece, davacının davalı vekile tahsili için teslim ettiği 5.000.00.TL bedelli senetten dolayı zarara uğradığı iddiası ile ilgili olarak, ispat külfeti davalı da olmak üzere işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.