YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12143
KARAR NO : 2012/14197
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca zararların karşılaması için davalı idareye başvurduğunu, başvuru neticesinde 69.088,00 Tl ödenmesine karar verildiğini ancak davalı idarenin süresinde ödeme yapmadığı için hakkında icra takibi yaptıklarını ancak davalı idarenin faiz alacağına itiraz ettiğini belirterek kısmi itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,Silvan Sulh Hukuk Mahkemesi dosyanın bekletici mesele yapılmasını gerektiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı,5233 sayılı kanundan doğan zararların karşılanması için eldeki davayı açmış, davalı hakkında yaptığı ilamsız takibinde 69.008,00 TL asıl alacak ve 4.832,45 TL (03.12.2009 tarihinden takip tarihine kadar yıllık %9 )işlemiş faiz alacağı için takip yapmış,toplam 73.832,45 TL alacağa da takip tarihinden itibaren de yasal faiz talebinde bulunmuş, davalı faiz alacağına yönelik itirazda bulunmuş, mahkemece sulhnamenin onaylandığı tarihinden itibaren 3 ay içinde belirlenen zararın karşılanması gerektiği, davalı idarenin 3 aylık sürenin sonunda 03.12.2009 tarihinde temerrüte düştüğü,bu tarihten itibaren asıl alacağa faiz işleyeceğini gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 5233 sayılı kanunun 13.maddesinde sulhnamede belirlenen zararlar, sulhnamenin imzalanmasından sonra valinin onayı üzerine ifa tarzına göre Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten üç ay içerisinde karşılanacağı düzenlenmiştir.5233 sayılı kanunun 13.maddesinde belirtilen bu süre düzenleyici bir süre olup alacağı muaccel hale getirir. Ancak davalının temerrüte düşmesi için BK 101.maddesi gereğince ayrıca temerrüt ihtarı gerekir. Davacı Borçlar Kanunu 101.maddeye göre davalıyı temerrüde düşürmememiştir.Buna göre BK.nun 101.maddesi hükmüne göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı bu madde hükmüne göre davalıyı temerrüde düşürmediğinden icra takibinde işlemiş faiz talebi yerinde değildir. O halde takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken,yazılı şekilde işlemiş faiz alacağı ile birlikte takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ayrıca yazılı şekilde karar verilmesi halinde icra takibinde toplam alacağa faiz talebinde bulunulduğundan faize faiz hükmedilecek olup, faize faiz yürütülemeyeceğinden bu konuda verilen karar da yanlıştır. Bu da bir bozma sebebidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.