YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17533
KARAR NO : 2012/24352
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı … komisyoncusu olduğunu, davalı ile 07.09.2009’da “yer görme formu” başlıklı tellallık sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği halde davalının kendisini aradan çıkararak taşınmazı mal sahibinden satın aldığını ve tellallık ücretini ve sözleşmede kararlaştırılan ceza şartını ödemediğini, girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek ödemediğini, sözleşme gereği davalı komisyon bedelini ödememek için komisyoncuyu aradan çıkararak taşınmazı aldığı takdirde ödemesi gereken bedelin, sözleşmede yazılı satış bedelinin % 6’sı olan 17.700 USD olduğunu ileri sürerek, her ne kadar icra takibinde sehven 17.400 USD talep etmiş ise de, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, davacının taraf sıfatının bulunmadığını, icra dosyasına ve dava dosyasına tellallık sözleşmesinin sunulmadığını, davacının ücrete hak kazanabilmesi için tarafları bir araya getirip anlaşmalarına aracılık etmesi gerektiğini, davacının taşınmaz maliki tarafından yetkilendirildiğine dair bir belge bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibin 26.014,74 TL asıl alacak üzerinden iptali ile devamına, bu alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 19 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, dava konusu alacağın cezai şart niteliğinde ve likit olmaması nedeniyle inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2012/17533-24352
2-Mahkemece, cezai şart bedelinin fahiş olduğunu, tenkisi gerektiğini savunan davalının bu savunmaya ilişkin kanıt sunmadığı gerekçesiyle cezai şartın tenkisine gidilmemiştir. Davalının, davacı komisyoncuyu devre dışı bırakarak taşınmazı mal sahibinden satın almış olması nedeniyle sözleşmede öngörülen ve takip konusu yapılan satış bedelinin %6’sı oranında tellallık ücretinin %3’ü, davalı alıcı tarafından ödenmesi gereken tellallık ücreti olup, davalının alıcı sıfatıyla sözleşme gereğince üstlendiği ücreti ödemekle yükümlü olduğunda duraksama olmamalıdır. Bunun dışında satış bedelinin geri kalan %3’ü oranındaki kısmının ise cezai şart niteliğinde bulunduğunun kabulü gereklidir. Davalı tacir olmadığından, BK.nun 161/son maddesi gereğince cezai şartın fahiş olması halinde ise tenkisi gereklidir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınan ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir. Dava konusu olayda tüm bu olgular dikkate alındığında, belirtilen gerekçeyle cezai şarttan indirim yapılmaması usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece cezai şart yönünden tenkis gerekip gerekmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.