YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29871
KARAR NO : 2015/32948
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 13/01/2014
NUMARASI : 2013/53-2014/18
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan ihtiyaç kredisi kullandığını, imzası taklit edilerek yapılandırma ve taksitlendirme yapıldığını, yeni krediler çekilip borçlandırıldığını, bu krediler nedeniyle aleyhinde icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, bu krediler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile Kadıköy 6. İcra Dairesi’nin 2011/14419 Esas sayılı icra takip dosyasında 18.173,94-TL asıl alacak yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; 18.03.2014 tarihli ek karar ile icra dosyasındaki asıl alacak miktarının 20.950,19-TL olduğu gerekçesiyle kararın içeriği aynen saklı kalmak kaydıyla 20.950,19-TL asıl alacak yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine şeklinde hükmün düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmün tashihi ve tavzihi HMK’nun 304 ve 305. maddelerinde düzenlenmiş olup, buna göre, mahkemece hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Hüküm yeterince açık değilse ya da icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hüküm tavzih edilebilir.Asıl hükmü değiştirecek, hüküm sonucunu bertaraf edecek şekilde tavzih kararı verilemez. Tavzih yoluyla hükmün kapsamı genişletilemeyeceği gibi, hükümle kazanılmış hakların ortadan kaldırılmasını sağlayacak şekilde de karar verilemez. Somut olayda; mahkemece, davacının davasının kabulü ile Kadıköy 6. İcra Dairesi’nin 2011/14419 Esas sayılı icra takip dosyasında 18.173,94-TL asıl alacak yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; sonrasında davacının talebi üzerine 18.03.2014 tarihli ek karar ile icra dosyasındaki asıl alacak miktarının 20.950,19-TL olduğu gerekçesiyle kararın içeriği aynen saklı kalmak kaydıyla 20.950,19-TL asıl alacak yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Tavzih talebi üzerine verilen bu karar, hükmü değiştirecek nitelikte olup, tavzih ile bu şekilde karar verilmesi mümkün değildir. Mahkemece, hükümde değişikliğe yol açabilecek şekilde tavzih kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 319,60 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.