YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/41085
KARAR NO : 2015/34794
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile noterde gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladıklarını, taşınmazın vadeli olarak satıldığını, taksitlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşmeyi fesh ettiklerini, yine sözleşmenin 5. madesinde fesih halinde taşınmazın teslim edilmesi ve kullanım bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak taşınmazın teslim edilmediği gibi kullanım bedelinin de ödenmediğini, davalıya taşınmazın teslimi için ihtarname çektiğini, davalının bu ihtarnameye de uymadığından taşınmazda fuzuli şagil durumuna geldiğini ve ecri misil ödemesi gerektiğini ileri sürerek taşınmazın teslimini, kullanım bedeli ve ecri misl bedeli olarak toplamda 81.250 TL talep ettiklerini, bu tutarın 68.750 TL’sinin temerrüt tarihinden, 12.500 TL’sinin ise ihtarname tarihinden itibaren işleyecek %53 temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı,karşı dava açarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden davacı-karşı davalının davasının maddi tazminatlar yönünden reddi ile taşınmaza yapılan müdehalenin meni ve tahliyesine, karşı dava yönünden davalı-karşı davacının davasının kabulü ile 10.000 Tl’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ….ndan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK.nun 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
Somut olayda mahkemece hüküm kurulurken kısa kararda “Davacı – karşı davalı davasının maddi tazminatlar yönünden mahsup nedeniyle reddine, davalı karşı davacının 3578 ada 3 nolu parselde bulunan müdahalesinin meni ile tahliyesine; Davalı-karşı davacının davasının kabulü ile, 10.000,00 TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ….ndan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine’ denilmiş, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise kısa karardan farklı olarak ” Davacı – karşı davalı davasının maddi tazminatlar yönünden 223.003.58 TL alacaklı olduğunun tespiti ile mahsup nedeniyle REDDİNE, davalı karşı davacının 3578 ada 3 nolu parselde bulunan müdahalesinin meni ile TAHLİYESİNE ; Davalı-karşı davacının davasının kabulü ile, 270.200,78 TL alacaklı olduğunun tespiti ile mahsup sonucu taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte …ndan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine ” denilmiş olmakla kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşmuş olup, bu ise az yukarıda açıklandığı üzere usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.