YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/41956
KARAR NO : 2015/35837
KARAR TARİHİ : 08.12.2015
.
TARİHİ : 10/07/2014
NUMARASI : 2011/373-2014/418
DAVACI : 1…, 2-… vekilleri avukat…
DAVALI : 1-…, 2-…
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, küçük …’ün yüksek ateş şikayetiyle davacı babası… tarafından 29.05.2011 tarihinde davalı özel hastaneye acil girişinin yapıldığını, acil serviste görevli diğer davalı doktor tarafından kızamık teşhisi konduğunu ve evdeki ilaçları kullanması söylenerek eve gönderildiğini, aradan iki gün geçmesi ve küçüğün ateşinin düşmemesi nedeniyle davacılar tarafından davacı küçüğün dava dışı özel hastaneye götürüldüğünü ve bu kez küçüğe faranjit teşhisi konulduğunu, davalı doktorun yabancı uyruklu ve çalışma izninin bulunmadığını, ayrıca yanlış teşhis sebebiyle davacı küçüğün hayati tehlike yaşamasına sebebiyet verdiğini, olay nedeniyle ağır üzüntü yaşadıklarını ileri sürerek davacı … için 60.000,00 TL davacılar anne ve baba için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştirler.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın temeli, vekâlet sözleşmesine dayanmaktadır. Davacılar yanlış teşhis ve tedavi nedeniyle uğramış oldukları manevi zararın tazminini istemişlerdir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, davalılar aleyhine manevi tazminata hükmetmeyi gerektiren hukuka aykırı ve kusurlu eylemleri nedeniyle illiyet bağı kurmak suretiyle bir sonuç çıkarılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. HMK. Madde 266′ da “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu olayda davalı doktor ve özel hastanenin kusurunun bulunup bulunmadığı, konulan teşhis ve önerilen tedavinin somut duruma uygun düşüp düşmediği teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmekte olup, bu itibarla olayda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, dosyada bulunan bilgi ve belgelerde birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verild.