Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/45983 E. 2016/5853 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/45983
KARAR NO : 2016/5853
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yapılan ihale sonucu sözleşme ile davalının kendisine bağlı hastanelere temizlik hizmeti verdiğini, dava dışı işçinin ayrılması nedeniyle işçilik haklarının tesbiti ve tahsili için açtığı dava sonucu davalı ile birlikte sorumlu tutuldukları alacağı icraen kendilerinin ödediklerini, sözleşme ve ihale dökümanında davalı firmanın sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunduğunu bildirerek, ödediği bedelin 15.994,89 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, yapılan ihale sonucu sözleşme ile davalının kendisine bağlı hastanelere temizlik hizmeti verdiğini, dava dışı işçinin ayrılması nedeniyle işçilik haklarının tesbiti ve tahsili için açtığı dava sonucu davalı ile birlikte sorumlu tutuldukları alacağı icraen kendilerinin ödediklerini, sözleşme ve ihale dökümanında davalı firmanın sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunduğunu bildirerek, ödediği bedelin rücuen tahsili için eldeki davayı açmıştır.Mahkemece, davalının sorumlu olduğu miktar, işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden işçilik hakları ile sınırlı olmakla birlikte kıdem tazminatı alacağı bakımından 10.9.2014 tarihli 6552 Sayılı Kanunun 8.maddesi ile değişik 4857 sayılı Kanunun 112.maddesine göre, 1475 Sayılı Kanunun 14.maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesine gerektirecek şekilde iş akti sona erenlerin kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödeneceğine ilişkin yasal değişiklik gereği bu kısma ilişkin rücuen tahsil talebinin reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 22.1 maddesinde yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ile ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen hükümler ve genel şartnamenin 6.bölümünde belirlendiği, yüklenicinin buna aynen uymayı taahhüt ettiği yazılıdır.Hizmet işleri genel şartnamesinin 6.bölüm 38.maddesinde “Yüklenici, çalıştırdığı işçilerin işi yapmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatta kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır.Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme ile veya mevzuatla tesbit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve en uygun bir bölgedeki iş kolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tesbit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır.” hükmü yer almaktadır.Hizmet işleri genel şartnamesi öncelikle uygulanması gereken ihale dökümanı olarak sayılmıştır.Bu açıklamalara göre, işçinin işçilik alacakları için iş mahkemesinde açtığı davada, davalı idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup, şartnamenin 6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre, çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davalı yüklenici çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumludur.Zira, sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir.Kural olarak her yüklenici çalıştırdığı işçinin işçilik haklarından kendi çalıştırdığı dönemle sorumludur.4857 sayılı Kanunda bahsedilen değişiklik dava konusu rücu alacağından ve eldeki davadan daha sonra yapıldığından dava konusu olaya uygulanamayacağı gibi bahsedilen yasal değişiklik, dava dışı işçilerin kıdem tazminatlarını tahsil ederken mağdur olmamaları,biran önce almaları amacıyla ilgili kamu kuruluşlarına getirilmiş bir yükümlülüktür.Bahsedilen yasal değişiklik, kamu kurumlarının yükleniciler ile yaptıkları hizmet alım süreçlerinde işçilik haklarına ilişkin alacaklardan sorumluluğun kime ait olacağının ihale dökümanı ve sözleşmeler ile kararlaştırılmasına engel değildir.Açıklanan nedenle, davacı idarenin iş mahkemesi kararına istinaden icraen ödenen alacağın davalının işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere rücuen tahsiline karar verilmesi gerekirken yazalı şekilde eksik değerlendirme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.