YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12442
KARAR NO : 2016/15195
KARAR TARİHİ : 14.06.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının bankadan tüketici kredisi kullandığını, kredi taksitlerini ödemede temerrüde düşmesi üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş; hükmün davacı tarafından temyizi üzerine mahkemenin 7.4.2016 tarihli ek kararı ile karar kesin olduğundan temyiz isteminin reddine karar verilmiş; davacı, bu kez bu kararı temyiz etmiştir.
1-Davacı banka, davalının tüketici kredisi kullandığını, kredi taksitlerini ödememesi üzerine davalı aleyhine başlatılan 9.940,01TL talepli icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece, bilirkişi raporu ile davacı bankanın 1.984,13TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup, davanın açıldığı tarihteki dava değeri dikkate alındığında verilen kararın kesin olduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle mahkemenin 7.4.2016 tarihli ek kararı usul ve yasaya aykırı olup bu durum ek kararın bozularak kaldırılmasını ve işin esasına girilmesini gerektirir.
2-28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre; “Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz”. Bu madde uyarınca değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu husus dava şartı olup, Tüketici Mahkemelerince re’sen dikkate alınması gerekir.
Tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesinin görevli olup olmadığı hususu uyuşmazlığın tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvuru tarihindeki değeri esas alınarak belirlenir. Somut olayda, davacı 9.940,01TL alacak üzerinden başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davacının talebi dikkate alındığında uyuşmazlığa bakma görevi tüketici mahkemesine aittir. Hal böyle olunca da mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken; uyuşmazlığın tüketici hakem heyetince çözümlenmesi gerektiği kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin 7.4.2016 tarih 2015/719 Esas 2016/310 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.