YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12335
KARAR NO : 2012/3308
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
Irza geçme, fuhuş için başkasına kadın tedarik etme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … ile …’un yapılan yargılamaları sonunda; ırza geçme suçundan mahkûmiyetlerine, fuhuş için başkasına kadın tedarik etme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmalarına dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.04.2009 gün ve 2003/409 Esas, 2009/111 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar … ve … müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … müdafiin yüzüne karşı 21.04.2009 tarihinde verilen hükmü CMUK.nın 310/1. maddesinde belirtilen 1 haftalık kanuni süre geçtikten sonra 18.05.2009 havale tarihli dilekçesiyle temyiz etmesi karşısında, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin CMUK.nın 317. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin sanık … müdafiin mahkûmiyet hükmüne ve O Yer Cumhuriyet Savcısının da sanıklar haklarındaki ortadan kaldırma hükümlerine yönelik temyizleriyle sınırlı şekilde yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Sanıklar … ile … haklarında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmalarına dair hükümlerin O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Müsnet suçlardan görülen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine, 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesinde belirlenen dava zamanaşımı süresi dolduğundan, bu suçlardan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına” ibaresinin çıkartılarak, yerine “765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesinde belirlenen asli dava zamanaşımı süresi dolduğundan, bu suçlardan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine” ibaresi ilave edilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık … müdafiin temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure hakkında kovuşturma evresinde İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 28.07.2008 gün ve 3751 sayılı raporda, “orta ile hafif derece sınırında zeka seviyesi tespit edildiği, bu haliyle anılan olayın ahlâki redaetini müdrik olmadığı, durumunun hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği, vermiş olduğu ve vereceği ifadelere ana hatlarıyla ve kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceğinin” belirtilmesi ve aşamalarda mağdurenin gerek polis karakolunda, gerekse Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği beyanlarında durumunun yetkili makamlarca anlaşılamaması, kendisini daha önceden tanımayan ve aynı çevreden olmayan sanığın onunla uzun bir süre birlikte kalmamış olması, akıl hastalığını anlamadığını savunması ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın mağdurenin akıl hastası olduğunu bildiğini kabule dair Adli Tıp raporu ve savunmanın aksine herhangi bir olgu ve delil bulunmaması nedeniyle, mağdurenin olay tarihindeki yaşı gözetilerek sabit olan eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nın 416/son maddesine uygun bulunduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozmanın sanık …’la aynı hukuki durumda bulunan ve temyiz istemi reddedilen diğer sanık …’ya CMUK.nın 325. maddesi gereğince TEŞMİLİNE, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.