Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/13239 E. 2011/4082 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13239
KARAR NO : 2011/4082
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.10.2010 gün ve 2009/197 Esas, 2010/249 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken söz konusu TCK.nun 61/1. maddesinde yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanunun 3/1. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ve dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte değerlendirilip, ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak orantılılık kuralları da gözetilmeden, TCK.nun 103/2. maddesi uyarınca temel cezanın adalet, hak ve nesafet kurallarına aykırı olarak asgari haddin çok üzerinde 14 yıl olarak belirlenmesi,
Sanığın, ihbar tarihinden 4-5 hafta kadar önce vukubulan eylem sonrasında çektiği fotoğrafları babasına göstermekle tehdit ederek 02.08.2009 tarihinde ikinci kez organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu bu suretle atılı suçu zincirleme olarak işlediğinin tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olması karşısında sanık hakkında TCK.nun 103/4 ve 43/1. maddelerinin uygulanması gerektiğinin ve sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.