YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14122
KARAR NO : 2011/1812
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
Irza geçme suçlarından sanık …’in; ırza geçme, ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’un; reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar …, …’in; reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan sanıklar … ve …’ın; fuhuş suçlarından sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’un ırza geçme ve reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoymak suçlarından mahkûmiyetine, sanık …’un alıkoyma ve ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından beraatine, mağdure …’e yönelik ırza geçme eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabûlü ile şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, mağdure …’e yönelik eylemi nedeniyle ırza geçme suçundan mahkûmiyetine, sanık …’in alıkoyma suçundan beraatine, diğer suçtan şikayet yokluğundan kamu davasının düşürülmesine, sanıklar …, …, … ve …’ın atılı suçlardan beraatlerine dair, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.06.2009 gün ve 2003/466 Esas, 2009/191 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar … ve … müdafileri, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan … (SHÇEK) vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdurelerin … (SHÇEK)’na bağlı yetiştirme yurtlarında koruma altına alınması nedeniyle bu Kurumun davaya katılmasına karar verilmiş ise de; 2828 sayılı Kanunun 22 ve 24. maddelerine göre koruma kararının istisnalar dışında çocuğun reşit olmasına kadar devam edeceği, hüküm tarihinden önce mağdureler 18 yaşını bitirmiş olup korumanın devam ettiğine dair ek bir kararın da bulunmadığının anlaşılması karşısında; koruma kararı kalkan ve davaya katılmasına ilişkin karar da hukuki değerden yoksun hale gelen … (SHÇEK) vekilinin temyiz isteminin CMK.nun 237 ve 238. maddeleri ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİ ile sanıklar … hakkında tüm suçlardan, … ve … hakkında reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunmak suçlarından kurulan hükümler ile sanık … hakkında mağdure …’e yönelik eylemi nedeniyle ırza geçme suçundan kurulan hükme ilişkin olarak sanıklar … ve … müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizleriyle sınırlı olarak inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında mağdure …’e yönelik olarak reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklara isnat olunan suçun Kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle, 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 27.01.2004’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında, mağdureler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle ırza geçme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyizin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında mağdure …’e yönelik eylemi nedeniyle ırza geçme suçundan, sanık … hakkında mağdureler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizin incelemesine gelince;
Dosyaya getirtilen nüfus kaydı ve MERNİS doğum tutanağına göre mağdure …’in hastane doğumlu olmadığı ve doğum tarihinden 3 yıl sonra kendisinden üç yaş büyük ağabeyi ile aynı gün 14.04.1992 tarihinde nüfusa tescil olunduğunun ve sanık müdafiin mağdurenin yaşına itiraz ettiğinin anlaşılması karşısında; mağdurenin yaş tesbitine esas kemik grafilerinin çektirilip radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanması ve ayrıca mağdure hakkında Gazi ÜniversitesiTıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı Ana Bilim Dalınca tanzim olunan 06.11.2002 tarihli raporla saptanan hafif derecede zeka özrü tanısı ileeyleme akli yönden karşı koyacak gücü olmadığı belirlenen mağdurenin dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kendisinde, maruz kaldığı fiile mukavemet edemeyecek derecede zeka geriliği veya akıl hastalığı bulunup bulunmadığı, mevcutsa beyanlarına başlı başına veya yan delillerle desteklendiği takdirde itibar edilip edilmeyeceği hususlarında açıklayıcı mütalaa alınması gerektiği gözetilmeden ve mahkemece mağdurenin yaşı ve fiile akli yönden mukavemeti konularının tespiti için ara karar verildiği halde bu husus yerine getirilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Sevke ve iddianame içeriğine göre, sanık … hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından dolayı kamu davası açılmadığı halde, CMK.nun 225/1. maddesinin “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir” hükmüne aykırı biçimde, anılan suçtan usulen kamu davası açılması da sağlanmadan, sanık … müdafiin esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarının alınmasıyla yetinilmek suretiyle adı geçen sanık hakkında ayrıca bu suçlardan da mahkûmiyet hükümleri tesisi,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.