Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/10198 E. 2013/8263 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10198
KARAR NO : 2013/8263
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

Güveni kötüye kullanma suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2, 50/1-a ve 62. maddeleri uyarınca 7.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1-a-b-d-e maddesinde sayılan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin (c) bendinde sayılan hakdan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2010 tarihli ve 2006/327 esas, 2010/524 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/03/2013 gün ve 2012/4292/17543 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2013 gün ve 2013/101601 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasına mahkûmiyetin sonucu olduğu gözetilmeden, sonuç olarak adlî para cezasına mahkûm edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanununda para cezalarının içtimasının düzenlenmediği gibi doğrudan verilen adlî para cezası ile hapisten çevrilen para cezalarının infaz rejiminin farklı olduğu gözetilmeden hapisten çevrilen 6.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile 5252 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre tespit edilen 1.000,00 Türk lirası adlî para cezasının toplanarak yazılı şekilde karar verilmesinde,
3- Sanığa yüklenen ve etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen güveni kötüye kullanma suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olması nedeniyle, 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun’un 45. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı 19/12/2006 tarihine kadar işlenen suçlar itibariyle lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 73/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254. maddeleri yollaması ile aynı Kanun’un 253. maddesi uyarınca uzlaşma hükümleri uygulanmadan karar verilmesinde,isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında TCK’nın 155/2 maddesi uyarınca açılan davada, müştekinin tamir için bıraktığı otonun parçalarının satılarak mal edinildiğinin şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda, 155/2 madde kapsamındaki eylemin kovuşturmasının şikayete bağlı olmadığı gibi, TCK’nın 73/8 ve CMK’nın 235-254 maddelerine göre uzlaşma kapsamında da bulunmadığının anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Baş Savcılığınca düzenlenen ihbarname içeriğindeki “3” no”lu bozma talebi yerinde görülmediğinden, CMK 309.maddesi gereğince REDDİNE,
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki 1 ve 2 no”lu talepler yerinde görüldüğünden … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30/04/2010 gün ve 2006/327 esas, 2010/524 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, TCK”nın 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin hükmün 3 no”lu ve para cezalarının toplanmasına ilişkin 5 no”lu bentlerinin hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06/05/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.