YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18175
KARAR NO : 2011/3960
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 31.03.2009 gün ve 2008/416 Esas, 2009/110 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilip 30.07.2009 tarihinde tebliğ edilen kararın, sanık tarafından 25.01.2011 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ile başvuru süresinin başlangıcı açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 31.03.2009 günlü kararda ise kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı ile yasa yolunun açıkça gösterilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından; sanığın 21.03.2011 tarihli dilekçesindeki talebinin temyiz istemi niteliğinde bulunduğu ve İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2011 tarih 2011/494 Değişik İş sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek ve bu ret kararı kaldırılarak yapılan incelemede:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun buna göre tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
bozma sebebine göre hükümlerin infazına başlanmış ise infazlarının durdurulmasına, sanık bu suçlar nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü bulunmadığı takdirde en seri şekilde tahliyesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.