YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21350
KARAR NO : 2012/1757
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.03.2011 gün ve 2008/383 Esas, 2011/112 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdur vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Nüfus kaydına göre, 03.01.2001 doğumlu olup, suç tarihi itibarıyla 8 yaşında olduğu anlaşılan mağdurun anne ve babasının duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadıklarını belirttikleri, zorunlu vekilinin şikâyetçi olduğuna ilişkin bir beyanının bulunmayıp kamu davasına katılmadığı ve bu nedenle hükmü temyize … olmadığından temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık müdafiin temyizi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluşa göre, sanığın nitelikli cinsel istismar suçunun zorla işlendiği anlaşıldığı halde, TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen, sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre, sanığın mağduru ilk olarak oyuncak verip oyun oynatma bahanesiyle kandırarak, sonraki bir tarihte ise kolundan tutup ağzını kapatarak evlerinin yakınındaki trafonun arkasına götürüp orada zorla ırzına geçtiği anlaşılmış bulunduğu halde, cezasının TCK.nın 109. maddesinin 2. fıkrası yerine 1. fıkrası ile tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.