YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6478
KARAR NO : 2012/12479
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
KARAR
Irza geçmeye teşebbüs ve yağma suçlarından sanık … … ‘ın yapılan yargılaması sonunda; ırz ve namusa tasaddide bulunma ve yağma suçlarından mahkûmiyetine dair Karaman Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2005 gün ve 2002/135 Esas, 2005/136 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa uygun kabule göre, sanığın işlediği kabul olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 20.08.2002 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Kanuna özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, kanun koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, kanuni ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında cezadan indirim yapılması,
…/…
-2-
21.08.2002 tarihli olay yeri tespit tutanağı içeriğine göre, sanığın takip edilerek yakalandığı ve yapılan üst aramasında mağdurdan almış olduğu cüzdan ve cüzdan içinde bulunan 50 EURO ve 28 TL paranın üzerinden çıktığının anlaşılması karşısında, somut olayda sanığın suça konu eşya ve parayı etkin pişmanlık iradesi ile teslim etmediği, yakalandığında kolluk görevlilerince üzerinden alındığı ve bu nedenle 5237 sayılı TCK.nın 168/3. madde ve fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, anılan kanun maddesi ile cezasından indirim yapılması,
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Uygulamaya göre;
Mahkemece sanık hakkında etkin pişmanlık gereğince indirim yapılırken TCK.nın 168/3. maddesi yerine 168/2. maddesiyle uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…