Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/14609 E. 2013/5084 K. 26.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14609
KARAR NO : 2013/5084
KARAR TARİHİ : 26.04.2013

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Polatlı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2005 gün ve 2005/433 Esas, 2005/476 sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Anayasa Mahkemesinin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile TCK.nın 104. maddesinin 2. fıkrasını iptal etmiş bulunduğu gözetilmeyerek, sanığın cezasının anılan fıkra ile artırılması suretiyle fazla ceza tayini ve söz konusu fıkranın iptal edilmesi nedeniyle sanığın eyleminin aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu suçun takibi şikâyete bağlı olup, uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu nazara alınarak, 5271 sayılı CMK.nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapıldıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanığın, adli sicil kaydına esas teşkil eden Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2000 gün ve 2000/816 Esas, 2000/362 Karar sayılı erteli para cezasına ilişkin ilamının kesinleştiği 07.09.2000 tarihinden itibaren geçen beş yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememiş olması nedeniyle bu mahkûmiyetinin 765 sayılı TCK.nın 95/2. maddesine göre vâki olmamış sayıldığı ve sanığın 25.09.2005 tarihinde işlediği incelemeye konu suç yönünden tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeyerek sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Uygulamaya göre ise;
Sanık hakkında TCK.nın 104. maddesinin 1. fıkrasına göre verilen 6 ay hapis cezası, aynı maddenin 2. fıkrası artırılırken aylar yıla çevrilerek 18 ay yerine, 1 yıl 6 ay olarak ve TCK.nın 62. maddesiyle yapılan indirim sonucu da 15 ay yerine, 1 yıl 3 ay olarak fazla cezaya hükmolunması,
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
TCK.nın 58. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde denetim süresinin “2 yıl” olarak belirlenmesi,
Sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlıktan söz edildiği halde, bu hususun tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat oluşturmadığı belirtilip, sanığın cezası bu nedenle ertelenmeyerek çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.