YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15336
KARAR NO : 2013/8618
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
Reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma ve ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.03.2007 gün ve 2004/172 Esas, 2007/85 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve mağdur vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere, gerek 5237 sayılı TCK.nın 103. maddesinde onbeş yaşından küçük mağdurların iradelerinin gözetilmemiş olması, gerekse CMK.nın 266/2. maddesinin kıyasen uygulanma olanağı nazara alındığında, CMK.nın 234. maddesi uyarınca CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdur ve annesi müştekinin soruşturma aşamasıda şikâyetçi olup yargılama aşamasında bulunamadığından beyanlarının alınamadığı, zorunlu vekilin de mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’ın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Oluş uygun kabule göre, sanığın eyleminin zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK.nın 415. maddesinin 2. cümlesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi bulunduğu ve suç tarihi olan 09.08.2004 gününden inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.