YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2954
KARAR NO : 2013/13916
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.04.2010 gün ve 2010/61 Esas, 2010/97 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dosyada mevcut … Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.2009 tarihli kararına göre mağdurenin doğum tarihinin 26.10.1993 olarak değiştirilmiş olduğu, dosyadaki doğum tutanağına göre 14.12.2008 tarihinde bir kız çocuğu dünyaya getirildiğinin belirtildiği, buna göre olay tarihindeki yaşının 14 yaş 5 aylık olduğu, 15 yaşını ikmaline kısa bir zaman kaldığı, anne ve babasının Cumhuriyet Savcılığında alınan beyanlarında, kızlarını okula yazılması için nüfusa kayıt ettirdiklerini, yaşını da 2 yaş küçük yazdırdıklarını ve gerçek doğum tarihinin 1992 yılı sonlarına doğru olduğunu belirttikleri, sanığın anne ve babasının Cumhuriyet Savcılığınca alınan beyanlarında ise mağdure …’in kendilerine yaşının olduğundan küçük yazıldığını söylediğini ifade ettikleri, mağdurenin de asliye hukuk mahkemesindeki beyanında ilk okul 1. sınıfa giderken akranlarının 3. sınıfa gittiğini beyan ettiği, sanık …’un ise, 15.12.2009 tarihli savcılık beyanında “ben mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmiyordum. Mağdure yaşından büyük gösteriyordu.” şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca … Devlet Hastanesinden alınan 28.01.2009 tarihli rapora göre de, mağdurenin 19 yaş sonu ile uyumlu olduğunun belirtilmesi karşısında, Adli Tıp raporlarında hormonal durum, beslenme veya sportif aktivite gibi nedenlerle kemik yaşının kayıt yaşından farklı olabileceğini bildirilmesi de gözetilerek, suçtaki kast unsurunun oluşumuna etkisi bakımından mağdurenin görünüm olarak tespiti, ifade ve savunmalarda geçen beyanların araştırılıp irdelenmesi, ihtiyaç olması halinde kayıtlı yaşından daha büyük gösterip göstermediği hususunda içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu tam teşekküllü bir hastaneden sağlık kurulu raporunun aldırılması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığından görüş sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.