Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/4780 E. 2013/7858 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4780
KARAR NO : 2013/7858
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.12.2012 gün ve 2012/147 Esas, 2012/544 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminden dolayı zamanaşımı süresi içinde dava açılması mümkün görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu Kanununun 7/1. maddesinde ihtisas kurullarının bir başkan ve adli tıp uzmanı iki üye ile birlikte, her ihtisas kurulları için ayrıca sayılan uzmanların katılımı ile oluşacağı, bu duruma göre … İhtisas Kurulunun bir başkan ve dokuz üyeden ibaret olduğu genel olarak belirtilmekle birlikte, Adli Tıp Genel Kurulu ve İhtisas Kurullarının Çalışması başlıklı 23/B maddesi gereğince ihtisas kurullarının işin niteliğine göre bir başkan ve en az dört üye ile toplanacağı açıklandıktan sonra, incelenecek konunun uzmanı olan üyenin hazır bulunmasının zorunlu olacağının ifade edilmesi karşısında; söz konusu kurulunun bir adli tıp uzmanı ile toplanarak rapor düzenlenmesinde kanuna aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalarda değişmeyen özde samimi anlatımları, tüm dosya içeriği ve kabule göre, sanığın olay günü saat 08.00 sıralarında okula gitmek için evden çıkan mağdureyi apartman çıkışında görüp, kapı girişindeki zil butonlarının üzerinde yazan isimleri okumasını istemesi, daha sonra onu apartmanın bahçesine doğru itekleyerek üzerinde bulunan bıçağı çıkarıp mağdureye gösterip “..eğer konuşursan seni keserim..” diyerek öpmeye ve okşamaya başlaması, ardındanda cinsel organını çıkarıp zorla mağdureye okşatması şeklinde gerçekleşen olayda, eyleme ilişkin cezanın TCK.nın 61. maddesinde öngörülen suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı da gözetilerek, aynı Kanunun 3. maddesinde belirtilen orantılılık esasına göre alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi ve suçun bıçak tehdidi ve cebir ile işlenmesi karşısında, sanık hakkında TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.