YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5178
KARAR NO : 2014/11924
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma
HÜKÜM : Sanıklar …ve…’un beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı (3 kez) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin engellenmesi (1 kez) suçlarından mahkûmiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümlerin temyiz edilmesi ve sanıklar…ve … müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 17.09.2014 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanıklar müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Karar başlığındaki suç tarihinin 08.08.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve haberleşmenin engellenmesi suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar ve müdafilerinin ve sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan ayrı ayrı 3’er kez kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya kapsamından, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde cebir kullanarak mağdureyi araca bindirdikleri ve ıssız olan olay yerine götürerek araçtan indirdikleri, sanık …’un silah gösterdiği ve sanıkların birlikte mağdureyi darp edip direncini kırdıkları, araca yakın bir yerde sanık … ve …’un nitelikli şekilde, sanık …’un basit şekilde mağdureye cinsel saldırıda bulundukları, bu sanıkların bizzat işledikleri eylemlerden ayrı olarak diğerlerinin eylemlerine de 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi anlamında katılmış oldukları, sanık …’ın da olay yerinde bulunarak diğer sanıklarla birlikte suçun işlenmesi sırasında mağdure üzerinde ortak hakimiyet kurduğu anlaşıldığından, tüm sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK.nın 102/2 ve 102/3-a-d maddelerine göre belirlenecek cezalarında suçun zincirleme olarak işlenmesi nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca arttırım uygulanarak bulunacak arttırımın TCK.nın 102/5. maddesi ile belirlenen cezaya ilave edilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı üç kez cezalandırılmalarına karar verilerek fazla ceza tayini,
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanılar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.