Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2018/590 E. 2018/6907 K. 21.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/590
KARAR NO : 2018/6907
KARAR TARİHİ : 21.11.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Dairemize gönderilmekle, belirlenen tarihte gerçekleştirilen duruşmaya sanık müdafiinin katılmadığı anlaşılmakla incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalarda mağdurenin doğum tarihini 1993 yılı olarak bildiğini beyan ettiği, mağdurenin getirtilen mernis doğum tutanağında “sağlık personeli yardımıyla” doğduğunun kayıtlı olmasına rağmen, tescilin babasının bildirimiyle olduğu ve tutanağın düzenlenmesine esas doğum raporunun varlığının dosyadaki mernis doğum tutanağından anlaşılamamasına rağmen bu hususa ilişkin aşamalarda başkaca herhangi bir araştırma da yapılmamış olması karşısında, suçların niteliğine ve oluşumuna etkisi bakımından mağdurenin tescile esas doğum raporunun getirtilmesi, resmi bir sağlık kurumunda doğup doğmadığının araştırılması, doğmadığının anlaşılması halinde, mağdurenin anne ve babasının dinlendikten sonra yaş tesbitine esas olacak kemik grafileri getirtilerek veya çektirilmek suretiyle içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihi itibariyle gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.