YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3454
KARAR NO : 2018/18296
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında müşteki … ’i kasten yaralamaya teşebbüs, sanık … hakkında müştekiler …. ve Ümüt’ü kasten yaralama, sanık … hakkında müştekiler …,…. ’ı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümlerinin uygulanmasında TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken (1/3) oranında indirim yapılması suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar İhsan ve Metehan ile sanık … ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında müşteki İhsan’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Müşteki İhsan’ın yaralanmasına ilişkin olay tarihli Özel … Hastanesinin 12.05.2013 tarihli geçici adli raporunda; “Alın sağ üst bölgede 5-6 cm uzunluğunda derin kesi mevcut olduğu, sağ göz kapağının ödemli olduğu, sol kolda
-1-
dirsekte açık kırık mevcut olduğu” tespiti yapıldığı halde, … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.06.2013 tarihli kesin adli raporu içeriğinde, müştekideki sol montebia kırığı ve orbita tavanındaki kırık nedeniyle ağır (4) derecede kemik kırığı oluşur şekilde yaralandığının belirtilmesi ile yetinildiği, ancak yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, müştekinin en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne sevk edilerek, yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı ve TCK’nin 86 – 87. maddesinde belirlenen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda kesin raporunun alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Sanığın TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK’nin 87/3. maddesi gereğince (1/3) oranında artırılması sırasında sanığın 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılması yerine 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle hesap hatası yapılması,
c) İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümlerinin uygulanmasında TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 27.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
-2-