Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/8664 E. 2006/10420 K. 04.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8664
KARAR NO : 2006/10420
KARAR TARİHİ : 04.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.8.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu yapılan imarın 6 parsel sayılı taşımazına davalılardan … … kayden malik olup bu davalı satış vaadinde bulunmadığından ayırca davacı tarafından sözleşmedeki hakları müdahil …ile dava dışı ….’e haricen satıldığından gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı davanın reddine, müdahil …mülkiyet haklarını … bıraktığını bildirdiğinden açtığı davanın … terkine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dayanılan 20.05.1985 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi biçimine uygun düzenlenmiştir. Sözleşmenin satış vaadinde bulunan tarafı … …,…, … … ve …’dır vaad alacaklılarının ise davacı … ile dava dışı … ve …olduğu görülmektedir. Davacı hasım olarak satış vaadi sözleşmesinde satış vaadinde bulunanların tümünü göstermiştir. Gerçekten davalılardan … …’ın davacıya satış vaadi sözleşmesine dayalı yerine getirmesi gereken bir borcu bulunmadığından davalılardan … … aleyhine açılan davanın husumet noktasından reddi gerekmektedir.
Her ne kadar satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazdaki hakların davacı tarafından müdahil …’e haricen satıldıkları da kabul edilmişse de, tapuda kayıtlı taşınmazların mülkiyet nakli için Türk Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213, Tapu Kanununun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunun
60 maddeleri uyarınca satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılması gerekir. Kanunun resmi şekil şartı aradığı sözleşmelerde buna uyulmamışsa satış geçersiz olacağından taşınmazı satın aldığını iddia eden kişi mülkiyet hakkına dayanamaz. Ancak geçersiz sözleşmeden ötürü akidi olan taraftan verdiklerinin iadesini isteyebilir. Mahkemenin ortaya konan bu yasal durum aksine tapulu taşınmazın davacı tarafından müdahile haricen satılarak davacının mülkiyet hakkına dayalı bir iddiada bulunamayacağını kabul etmesi açıklanan nedenlerle doğru olmamıştır.
Bütün bunlardan ayrı 20.05.1985 günlü satış vaadi sözleşmesinde davacıya satışı vaad olunan Gaziantep İbrahim Köyü Çatalkoz Mevkiindeki 372 parselin 483/97760 payıdır. Davacı dava dilekçesinin sonuç bölümünde bu parselin imar uygulaması sonucu gittilerinden olan 4591 ada 6 parselle birlikte olanaklı görülmezse 372 parselin imar sonucu gittilerini oluşturan ve davalılar adına olan tapu kayıtlarındaki sözleşmedeki hisse oranında kaydın iptal ve tescilini de istemiştir. Dava dilekçesindeki istem kademeli olduğundan mahkemece 4591 ada 6 parsele satış vaadinde bulunmayan … malik olduğundan bu kişi aleyhindeki davanın husumet noktasından reddi doğru ise de, kademeli istek olan 372 parselin gittilerindeki davalı paylarına ilişkin araştırma ve incelemesi yetersizdir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, 20.05.1985 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde satışı vaad olunan 372 parselin imar suretiyle hangi ada ve parsellere gittiğini belirlemek bu parsellerde … dışındaki davalıların hakkı ve payı olup olmadığının açıklığa kavuşturmak var ise, bunların dayanak satış vaadi sözleşmesi ile pay oranında davacıya satışı vaad olup olunmadığını sonuçta 20.05.1985 günlü sözleşmeyle davacıya intikali gereken bir hisse görülürse buna ilişkin davayı kabul etmek aksi halde istemi şimdiki gibi reddetmekten ibarettir.
Eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULAMSINA, peşin harcının temyiz edene yükletilmesine, 04.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.