Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/15679 E. 2007/16058 K. 17.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15679
KARAR NO : 2007/16058
KARAR TARİHİ : 17.12.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 2.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, yol terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.7.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, bilirkişilerin 4.6.2007 tarihli krokisinde D harfi ile gösterdikleri özel mülkiyete konu teşkil eden, ancak tapulama sırasında yol olarak bırakılan taşınmaz bölümünün tescili, aynı krokide A ve B harfleri ile gösterilen ve kadim yol olduğu halde davalı gerçek kişinin 5 parsel sayılı taşınmaz çap kaydı içerisinde kalan bölümün yol olarak terkini istemi ile açılmıştır.
Mahkemece yol olmadığı saptanan krokide D harfi ile gösterilen 91.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacının 7 parseline ilavesi suretiyle tesciline, diğer istemler bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı …, Hazine vekili ve davacı temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamından, yer alan delillerden krokide A ve B harfleri ile gösterilen ve davacının kadim köy yolu olduğunu iddia ettiği taşınmazın 1984 yılında yeni köy yolunun açılmasından sonra kullanılmadığı, başka bir anlatımla terk edilmiş köy yolu olduğu anlaşılmaktadır. Kapanmış veya terk edilmiş köy yollarının kamu hizmetine ayrılan yer haline getirilmediği sürece zaman aşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmeleri mümkündür. 2644 sayılı Tapu Kanununun 21. maddesi hükmüne göre de “köy ve belediye sınırları içinde kapanmış yollarla yol fazlaları, köy ve belediye namına tescil edilir”. Bu nitelikteki bir yer hakkında köy tarafından açılan dava olmadığından terk edilmiş köy yolunun aktif köy yolu gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca; mahkemece krokide A ve B harfleri ile gösterilen ve terk
edilmiş köy yolu olduğu anlaşılan taşınmaza ilişkin davanın reddinde yanılgı yoktur. Davacının bu hususları amaçlayan temyiz itirazları ile davalı gerçek kişi …’in temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece doğru olarak saptandığı üzere, 4.6.2007 tarihli krokide D harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün kadim veya tahsis suretiyle ihdas edilen yol olmadığı anlaşıldığından, paftasından terkini ile davacı adına tescili doğrudur. Ancak;
Uyuşmazlık, krokide D harfli ve paftasında yol olarak işaretlenen taşınmaz bölümüne ilişkindir. Davacı mülkiyetindeki 7 parsel sayılı taşınmazı dava etmemiştir. Başka bir anlatımla, 7 parselin kadastroca belirlenen geometrik şekli ile mülkiyet durumu kesinleşmiştir. Mahkemece krokide D harfi ile gösterilen bölümün ayrı bir parsel olarak davacı adına tescili yerine kesinleşen sicilin bozulması sonucunu doğuracak biçimde D harfli yerin 7 parsele ilavesi suretiyle tesciline karar verilmesi yanlıştır.
3-Az yukarıda sözü edildiği üzere, yol olarak kullanılmaktan terk edilmiş taşınmazlar ve yol fazlaları hakkında açılan davalarda Hazineye değil ilgili köy veya belediye tüzel kişiliğine husumet düşer. Hazine hakkındaki davanın husumet noktasından reddi gerekeceğinden mahkemenin bu yönü göz ardı etmesi de doğru olmamıştır.
Kabule göre de; davalı gösterildiği halde Hazinenin mahkeme karar başlığında hasım olarak isminin yazılmaması yanlıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı ile davalı gerçek kişi …’in temyiz itirazlarının REDDİNE, hükmün 2 ve 3. bent uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 17.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.