Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/1941 E. 2009/2979 K. 11.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1941
KARAR NO : 2009/2979
KARAR TARİHİ : 11.03.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.07.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, tapuda adına kayıtlı 173 ada 16, 17 ve 19 parsel numaralı taşınmazlardan rızası olmaksızın enerji nakil hattı geçirildiğini ve elektrik direği dikildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan el atmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
HUMK.nun 1/2 ve 2/2. maddeleri gereğince, taşınmazın aynına yönelik davalarda görevli mahkeme taşınmazın dava tarihindeki değerine göre belirlenir. HUMK.nun 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ile değişik 8/1 maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesi değeri 5.910 YTL ye kadar olan davalara bakmakla görevlidir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince “müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak” harç alınır. Diğer yandan Türk Medeni Kanununun 683. maddesi uyarınca açılan elatmanın önlenmesi davaları münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre müdaheleye konu şeylerin kal değerleri toplamı 9.750.00 TL olarak belirtilmiş olup davanın açıldığı tarih itibarıyla davaya bakmakla Asliye Hukuk mahkemesi görevlidir.Mahkemece kamu düzenine ilişkin olan bu husus gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi yerine davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.3.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.