YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/949
KARAR NO : 2009/1734
KARAR TARİHİ : 13.02.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.05.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 55 parsel sayılı taşınmazının yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek davalılara ait taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece, 55 parsel yararına 51 ve 158 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının
geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Somut olayda, davacının maliki bulunduğu 55 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu sabittir. Mahkemece, 55 sayılı parsel yararına 51 ve 158 parsel sayılı taşınmazlardan eski yol da kullanılarak geçit hakkı kurulmuştur. Hükme esas alınan ve hükmün eki sayılan 29.03.2006 tarihli fen bilirkişi raporundaki kroki tespit amacıyla gidilen keşif sonucunda düzenlenmiştir. Anılan raporda infaza elverişli biçimde geçit için öngörülen yerlerin genişlik ve uzunlukları belirtilmemiştir.
Bundan ayrı, eldeki dosyaya getirtilen Çal Kadastro Müdürlüğü’nün 12.06.2006 tarihli harita(plan) örneğindeki çap kayıtlarına göre 158 ile 51 parsel sayılı taşınmazlar arasında eski yola ait bir bulgu bulunmayıp, tespit krokisinde yazılı olan eski yol zemini bu parsellerin mülkiyet alanlarında kaldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, eski yol yokmuşçasına kesintisiz bir geçit yeri belirlemek gerekir. Açıklanan nedenlerle yerinde keşif yapılarak belirtilen eksiklikler giderilerek rapor ve kroki alınmalı, infaz için uygulanabilecek krokinin de bu kroki olduğuna hüküm yerinde yer verilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma ile istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.