YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1024
KARAR NO : 2010/2849
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.06.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 13.06.2006 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davada 29.11.1982 ve 20.01.2006 günlü satış vaadi sözleşmelerine dayanılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak, eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenip görevli mahkemeyi tayin etmek gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.03.2006 günlü ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Kaldı ki; mahkemece dava konusu taşınmazların değeri belediyeden sorulmuş, metrekare değerlerinin 10 TL olduğu bildirilmiştir. Buna göre toplam 35.260 TL değerindeki taşınmazda dava konusu hissenin değeri 8815 TL olup dava tarihi itibariyle sulh hukuk mahkemesinin görev sınırının üzerindedir. Kamu düzeninden olan görev hususu dikkate alınmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.