Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/11235 E. 2010/12974 K. 25.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11235
KARAR NO : 2010/12974
KARAR TARİHİ : 25.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.04.2008 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, kadastro müdürlüğünün 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile 185 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçüm miktarının azaltıldığını, taşınmaz tapusunun hükmen oluşması nedeniyle düzeltme yapılamayacağını ileri sürerek işlemin iptalini talep etmiştir.
Yargılamaya katılan davalılar, davanın reddini savunmuşlar, davanın kabulüne dair verilen karar davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Anılan 41. madde;
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklindedir.
Somut olayda da; kadastro müdürlüğünün 25.03.2008 tarihli işlemi ile dava konusu taşınmazda 41. maddeye göre düzeltme yapılmıştır. Madde metninden de anlaşıldığı gibi hak sahipleri işlemin tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde sulh hukuk mahkemesine dava açma olanağına sahiptirler. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. Kadastro müdürlüğünün iptali istenen işleminin davacıya tebliğine dair tebligat parçasına dosya içerisinde rastlanmamıştır. Her ne kadar dava dilekçesi ekindeki davacı kurumun hazırlattığı teknik raporda kadastro müdürlüğü yazısı tarihi 27.03.2008 olarak yer almakta ise de davanın süresinde açılıp açılmadığı, ancak kadastro müdürlüğünden getirtilecek düzeltme işlemine esas tüm belgeler incelenerek saptanabilir. Mahkemece davanın süresinde açılıp açılmadığı kadastro müdürlüğünden belgeler getirtilerek denetlenmeden işin esasına girilmesi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 25.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.