Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/588 E. 2010/386 K. 29.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/588
KARAR NO : 2010/386
KARAR TARİHİ : 29.01.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6734 takip sayılı dosyası üzerinden takip konusu yapılan asıl alacağın 11.215,43 TL kısmı üzerinden takip borçlusunun itirazının iptâline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-… 6. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6734 sayılı takip dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacının, davalı hakkında adi takip yolu ile başlatmış olduğu icra takibinde 116.935,00 TL asıl alacak, 29.053,50 TL işlemiş temerrüt faizi 6,50 TL masraf, 5,00 TL evrak masrafı olmak üzere toplam 146.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini istediği ve icra takibine 15.07.2003 tarihli sözleşme ile faturaların davacı tarafından dayanak alındığı ve takip borçlusu davalının süresinde itirazı ile takibin durduğu anlaşıldığı gibi, itirazın iptâli davasının da bir yıllık süresi içinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Yanlar arasında 15.07.2003 tarihli adi yazılı sözleşme yapılmıştır. Davacı alt yüklenici; davalı ise yüklenicidir. Davacı, Osmangazi hizmet binasında yapılmakta olan mermer ve granit döşeme ve merdiven basamakları işlerinin imalât ve montaj işlerini yüklenmiştir. Yüklenilen işin birim fiyatları (TL) ve (USD) olarak kararlaştırılmıştır. Hükme dayanak alınan 25.06.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacının yaptığı işlerin bedelinin 81.643,00 TL ve 54.701,00 USD olduğu açıklanmış ve (USD) cinsinden hesaplanan davacı alacağının (TL) karşılığının ise 78.221,43 TL olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi kurulunca KDV hariç toplam iş bedelinin 159.864,43 TL olduğu hesaplanmış ise de; sözleşmede KDV’nin hariç olduğu yazılı olmadığı halde davalı vekili 30.11.2006 tarihli cevap dilekçesinde iş bedelinin belirlenmesinde KDV’nin de uygulanması gerektiğini ve toplam KDV tutarının 28.399,50 TL olduğunu bildirmiştir. Bu itibarla, sözleşme ekinde belirlenen birim fiyatlara göre hesaplanacak iş bedeline, %18 oranında KDV uygulanarak davacının hakettiği iş bedelinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece, bu hususun gözden kaçırılmış olması doğru olmadığı gibi; mahkemece davacı alacağından mahsubu yapılan 3.000,00 TL’nin ödendiğini davacı yeminli bildirimi ile kabul etmediği halde davacıya ödenmiş olduğunun kabulü de doğru değildir. Diğer yandan, davalı tarafından davacıya verildiği savunulan malzemelerin 20.149,00 TL bedelinde olduğu kabul edilerek, davacı alacağından mahsubu yapılmış ise de; davalı tarafından sunulan iki adet sevk irsaliyesinde davacının oğlu olduğu bildirilen …’ın imzasının bulunduğu; ancak dayanağı gösterilen fatura kapsamı ile de çelişki arzettiği halde mahkemece, fatura ve sevk irsaliyesi kapsamlarının doğruluğu ve dolayısı ile verilmiş ise malzemelerin gerçek değeri araştırılmamıştır. O halde, malzemelerin davacıya davalı tarafından teslim edildiğine yönelik davalı delilleri ile davacının karşı delilleri sorulup tesbiti ile saptanması ve malzemeler teslim edilmiş ise gerçek değerinin bilirkişi incelemesi ile ya da bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak belirlenmesi zorunludur. Bu sebeplerle, kararın davacı yararına bozulması gerekmektedir.
Davalı yüklenicinin bizzat davacıya yaptığı ödemelerin tutarı 126.500,00 TL olduğu halde; mahkemece, maddi hata yapılarak 125.500,00 TL tutarında kabulü ve ayrıca davacının alt yüklenicisine yapılan 1.500,00 TL tutarındaki ödeme davacı tarafından kabul edilmiş olmasına karşın davacı alacağından mahsubunun yapılmaması da doğru olmamıştır. Davalının temyiz itirazlarının bu sebeplerle kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek; davacının hakettiği istenebilir iş bedeli alacağının tutarı saptanarak, davalının yasal delillerle kanıtladığı ödemelerin mahsubu ile varılacak sonuca göre varsa davacı alacağının davalıdan tahsiline karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının kabulüne, kararın taraflar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 29.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.