YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2117
KARAR NO : 2010/2762
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.12.2005 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, … Noterliği’nin 28.09.1998 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile … köyü, 100 parsel numaralı taşınmazda davalı adına tarafların murisi … oğlu …’dan veraset ilamına göre intikal edecek hissenin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalı … temyiz etmiştir.
HUMK’nun 388. maddesinde bir kararda bulunması gereken hususlar belirtilmiş, 389. maddesinde de kararda iki tarafa yüklenen vazife ve hakların hiçbir şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası açık ve infazı mümkün olmalıdır. Oysa, mahkeme hükmü açıklanan maddelere uygun düzenlenmemiş olup, açık ve infaza elverişli değildir.
Somut olayda; satış vaadi sözleşmesi ile davaya konu olan ve hükme dayanak yapılan veraset ilamına göre usulen belirlenen hissenin iptali ile tesciline karar verilmesi gerekirken, davalıya intikali lazım gelen ve iptaline karar verilen hisse oranı açık şekilde gösterilmeden, hükmün infazı sırasında
yeni bazı uyuşmazlıklar doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 15.03.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.