YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2682
KARAR NO : 2010/3414
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.05.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve yıkım, davalı birleşen davanın davacısı … tarafından davacı birleşen davanın davalısı … aleyhine 16.06.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, mümkün olmadığında tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 25.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı, birleşen davanın davacısı … ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 92 parsel sayılı taşınmazına davalılar …, …, … ve …’un yaptığı binanın kaldırılması suretiyle elatmalarının önlenmesini istemiştir.
Davalılardan … birleşen 2005/241 Esas sayılı dosyada dava konusu taşınmazın kendilerine atalarından intikal ettiğini, evi yaparken bu nedene dayandığından iyiniyetli olduğunu ve bina değerinin taşınmazın değerinden daha yüksek olduğunu belirterek Türk Medeni Kanununun 724. maddesi hükmü gereğince davaya konu taşınmazın bina için gerekli kısmının adına tesciline karar verilmesini istemiş, 07.06.2006 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de tescil mümkün olmazsa evin değerinin tazminat olarak ödenmesini istemiştir.
Her iki davada davalı konumunda olan taraflar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dairemizin bozma kararı öncesi, davacı ve karşı davalı …’ un davasının reddine, 92 sayılı parselde … adına
olan tapu kaydının iptali ile 482/4680 pay üzerindeki payın ev ile birlikte davalı ve karşı davacı … adına paylı olarak tesciline, tescile hükmedilen 482,84 m² yerin bedeli olarak 8449,70 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalı-karşı davacı …’tan alınarak, davacı-karşı davalı …’a verilmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı-karşı davalı … tarafından temyiz edilmekle dairemizin 16.6.2008 tarih 2008/6090 Esas ve 2008/7845 Karar sayılı ilamı ile “Taşınmazların çapa bağlandıktan sonra üzerlerine yapılan inşaatın iyiniyetle yapıldığının kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalı-karşı davacının tescil isteminin reddine karar verilmesi gerektiği halde yazılı gerekçe ile kabulünün doğru olmadığı ve kararın bu nedenle bozulması gerektiği, kabule göre ise taşınmazın imar uygulaması yapılmayan köy yerinde olduğundan 3194 sayılı İmar Kanunun 18/son maddesi uyarınca pay tescilinin de mümkün olmadığının dikkate alınmadığı” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davacı-karşı davalı …’ un davasının kabulü ile 92 parsel sayılı davacıya ait taşınmaza ev yapmak ve oturmak sureti ile yaptığı müdahalenin menine, taşınmaz üzerindeki haksız inşaat ve evin kal’ine karar verilmiştir.
Kararı, karşı davalı-davacı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, elatmanın önlenmesi ve kal, birleşen dava ise Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede ki istem ise tescil mümkün olmadığında tazminata hükmedilmesine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamımız doğrultusunda elatmanın önlenmesi ve kal kararı verilmiş olup birleşen davaya konu temliken tescil ve tazminat talepleri konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Türk Medeni Kanununun 724. maddesi hükmü uyarınca malzeme sahibinin tescil istemi reddedilmişse taşınmaz malikinin malvarlığında sebepsiz bir zenginleşme meydana geleceğinden taşınmaz malikinin malzeme sahibine muhik bir tazminat vermesi gerekir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği tazminat miktarının bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebileceği aynı yasanın 723. maddesinde düzenlenmiştir.
Mahkemece bozma ilamımıza uyularak elatmaın önlenmesi ve kal kararı verildiğine göre davacının temliken tescil istemi hakkında davanın reddine karar vermesi gerekir.
Davacının ikinci kademedeki istemi olan bina bedellerinin tazmini konusunda ise; inşaat bilirkişisi … 29.01.2007 tarihli raporunda evin malzeme değerini 10.500,00 TL olarak belirlemiştir. Bilirkişinin bu belirlemesi Türk Medeni Kanununun 723. maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi