Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6520 E. 2010/7564 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6520
KARAR NO : 2010/7564
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.12.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
491 ada 32 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı yol genişletme çalışmaları sırasında çap kaydı kapsamında kalan taşla örülmüş duvarın davalının verdiği talimatla yıkıldığını, haksız el atmanın önlenmesini istemiştir.
520 ada 1 parsel maliki olan davalı ise 9.4.2008 tarihli cevap dilekçesinde bölgede yol genişletme çalışmaları yapıldığını, davacının taş duvarının kepçenin faaliyetine engel olduğunu, taş duvarın bu nedenle yıkıldığını, ancak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 683. maddesi hükmüne göre bir şeye malik olan kimse o şey üzerinde dilediği kullanma yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Anılan hükmün 2. fıkrasına göre de malına haksız elatmanın önlenmesini dava edebilir. Yukarıda belirtildiği üzere davalı 9.4.2008 tarihli dilekçesinde maddi vakayı ikrar etmiş, davacının taş duvarını yol genişletme çalışmaları sırasında kepçenin faaliyetine engel olması nedeniyle yıkıldığını kabul etmiştir. Davalının bu beyanı HUMK’ nun 236. maddesi hükmü uyarınca ikrar niteliğinde olduğundan davalı aleyhine kat’i delil teşkil eder. Dolayısiyle yıkım hadisesinin davacı tarafından ayrıca kanıtlanması gerekmez. Ancak, az yukarıda sözü edildiği davada mülkiyet hakkına dayanılmış ve davacı çapı içerisinde kalan taş duvara müdahale edildiğini ileri sürmüştür. Ne var ki, mahkemece bu konuda inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
O halde yapılması gereken iş, yerinde keşif yapılarak bilirkişinin 14.10.2009 tarihli krokisinde kırmızı ile işaretlenen taş duvar bölümünün davacının 491 ada 32 parsel çap kaydı kapsamında kalıp kalmadığını saptamak, kalmakta ise davayı kabul etmek, aksi halde bu bölüm yola tecavüzlü olarak yapılmış olacağından şimdiki gibi davayı ret etmek olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.