Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5023 E. 2011/6521 K. 18.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5023
KARAR NO : 2011/6521
KARAR TARİHİ : 18.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.03.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalıların murisi …’nın Beykoz 1.Noterliğinin 29.07.1982 tarihli vekaletnamesi ile yetkilendirdiği dava dışı … ile Beykoz 1.Noterliğinde 28.02.2000 günü düzenledikleri taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalıların murisi …’nın malik olduğu 30 parsel sayılı taşınmazın satışının vaat edildiğini ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini istemiş, 01.11.2004 günlü dilekçe ile de, …’nın bir kısım mirasçılarına karşı husumet yönelmiştir.
Davalı …, davacının muris … ile mallarını edinebilmek için evlendiğini, düzenlenen belgelerin geçerliliğinin kuşkulu olup davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı … yanıt vermemiştir.
Mahkemece, ölüm ile vekalet ilişkisi sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde satmayı vaat edenin ölümü halinde ise, satmayı vaat edenin tüm mirasçılarına karşı açılacak dava ile borcun yerine getirilmesi istenebilir.
Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri usulüne uygun biçimde yetkilendirilen vekil aracılığı ile de düzenlenebilir. Vekalet ilişkisinin azil veya istifa ile sona ereceği BK’nun 396. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Yine, Ölüm, ehliyetsizlik ve iflas başlığını taşıyan BK’nun 397. maddesinde de, “Hilafı mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekalet, gerek vekilin gerek müvekkilin ölümüyle ve ehliyetinin zavali veya iflası ile nihayet bulur.
Şu kadarki vekaletin nihayet bulması müvekkilin menfaatlerini tehlikeye koyuyorsa müvekkil veya mirasçısı veya mümessili bizzat işlerini görebilecek hale gelinceye kadar vekil veya mirasçısı veya mümessili vekaleti ifaya devam ile mükelleftirler.” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye benzer hükümler BK’nun 35. maddesinde de bulunmaktadır.
Somut olayda, davanın dayanağı, satmayı vaat eden …’nın taşınmaz satış vaadi yapma yetkisini de kapsayan Beykoz 1.Noterliği’nin 29.07.1982 tarihli vekaletnamesi ile yetkilendirdiği dava dışı … ile davacı tarafından Beykoz 1.Noterliğinde 28.02.2000 günü düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesidir. …’ya ait Beykoz Sulh Hukuk mahkemesi’nin 29.03.2005 gün ve 2004/1401Esas 2005/417Karar sayılı veraset ilamına göre mirasçısı olan … davada yer almamıştır.
Bu nedenle, mahkemece, 08.03.1994 tarihinde ölen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde satmayı vaat eden …’nın mirasçısı …’nin davada yer almadan istemin eksik taraf teşkili ile hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 18.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.