YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6922
KARAR NO : 2011/8599
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.09.2004 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 2009 parsel sayılı taşınmazda irtifak hakkına taşkın ve Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğine aykırı bina yapıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı yargılamaya katılmamış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalının, davacı yararına tesis edilen irtifak hakkına elatmasının sabit olmasına göre, irtifak hakkına konu olan yer elatmanın önlenmesi ve kal kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
2-Mahkemece kal kararı verilirken hüküm fıkrasında 2177,77 TL kal masrafının 15 gün içinde kal yapılmadığında davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuştur.
Kal kararının infazı için gerekli masraf üzerinde irtifak hakkı bulunan binanın yıkım ve nakliyesi için istenebilecek miktardır. İİK’nun 30. maddesinde bir işin yapılmasına dair ilamların icrasını düzenlemiştir. Elatmanın önlenmesi ve kal kararında da davalı yanın haksız kullanıma son vermesi ve kal’e konu şeyi yıkması hüküm altına alınmaktadır. Bu ilamlar da anılan madde uyarınca
infaz edilir. Davalı taşınmazı kullanmaktan vazgeçmez ve kal konusu şeyi yıkmaz ise anılan maddenin 2.fıkrası hükmü gereğince bilirkişilere gideri hesaplattırıldıktan sonra alacaklı onay verirse ileride hükme gerek kalmaksızın borçludan alınmak üzere ondan peşin alınarak, onay vermezse borçlunun yeterli miktarda malı haciz ve paraya çevrilerek ilam gereği yerine getirilir.
Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilmeden, davalının hüküm gereğini 15 gün içinde yerine getirmemesi halinde kal bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 30.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.