Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/8186 E. 2011/9443 K. 18.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8186
KARAR NO : 2011/9443
KARAR TARİHİ : 18.07.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, 54 ada 5268 parsel sayılı taşınmazda murislerinin “…,… ” ile kendisinin “…” olarak yazılan kimlik bilgilerinin “…,… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
./..
2011/8186 – 9443 – 2 –
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Eldeki davada, öncelikle araştırma yöntemi yönünden; tapulama tutanakları ile “…,…’e” ait nüfus kayıtlarının getirtilmemiş olması ile nüfus müdürlüğünden tapu kayıt malikleri “… eşi … ve … kızı … ile … oğlu …’ın” araştırılması gerekirken davacının murisleri ve kendisine ait nüfus kayıtlarının sorulmuş olduğu görüldüğünden mahkemece yapılan araştırma yeterli görülmemiştir. Yine dosyada mevcut …’e ait nüfus kaydının ve … ile … …’in veraset ilamının incelenmesinden kardeş oldukları anlaşılan … ile … …’in anne ismi konusunda da çelişki olduğundan davacının murisi …’in iki evliliğinin olup olmadığının araştırılması gerekirken eksik araştırma ile verilen karar doğru olmamıştır.
Mahkemece, tapu sicil müdürlüğünden 54 ada 5268 parsel sayılı taşınmaza ait tapulama tutanakları ile tüm dayanak belgeler istenilmeli, gelen kayıtlar içerisinde davanın esasına ilişkin bilgi araştırması yapılmalı, nüfus müdürlüğünden tapu kayıt malikleri “… eşi … ve … kızı … ile … oğlu …” isimli kişiler bulunup bulunmadığı araştırılmalı, anne ismi konusundaki çelişki nüfus müdürlüğünden yapılacak araştırma ve tanık beyanı ile giderilmeli, tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise taşınmaz başında keşif yapılarak tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri dinlenmelidir.
Yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar vermek gerektiği halde mülkiyet nakline yol açacak şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.