YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9820
KARAR NO : 2011/12235
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.07.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme tazminatı istenmesi üzerine bozma ilmına uyularak yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi ve kal hususunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, eski hale getirme tazminatının kabulüne dair verilen 23.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, meraya elatmanın önlenmesi kal ve eski hale getirme bedelinin tahsis tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne dair hüküm Dairemizin 05.10.2009 tarihli ve 2009/9454-10322 sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve 2007/283 Esas, 2008/202 Karar sayılı ilam ile tecavüzün men’ine ve dikilen ağaçların kal’ine karar verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer talebin kısmen kabulü ile 14.529.70 TL eski hale getirme bedelinin mera tahsis kararı olan 12.04.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara
yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, hükmün müdahalenin men’i ve ağaçların kal’ine ilişkin istem hakkında daha önceki ilamda karar verildiğinden bahisle “bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz İtirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırınlan harcın istek halinde yatırana iadesine 18.10.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.