Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10799 E. 2013/8017 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10799
KARAR NO : 2013/8017
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Dava, taşınmaz satışı sırasında teminat olarak verildiği ve taşınmaz bedelinin ödenmesi nedeniyle de bedelsiz kaldığı iddia olunan bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili; dava konusu bononun davacıya verilen borç karşılığında düzenlendiğini, teminat senedi olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının, davalıdan borç para aldığı ve karşılığında dava konusu senedi keşide ederek arka yüzüne de “iş bu senet teminat karşılığı alınmıştır. Ticari olarak kullanılamaz” şerhini düşmek suretiyle davalıya verdiği, davalıdan aldığı borcu ödeyememesi üzerine yaptığı taşınmazı davalının eşi üzerine devrettiği, yapılan devirde daha önce alınan 75.000 TL borç dışında başkaca bedel alınmadığı, böylelikle senedin bedelsiz kaldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacının dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu bononun davalıya, tapuda devir işlemi, kat irtifakı kurulduktan sonra yapılmak üzere haricen satılan ve bedeli alınan bir apartman dairesi karşılığında teminat olarak düzenlendiğini ileri sürmüş; davalı ise, davacıya verdiği borç paraya karşılık tanzim edildiğini, iddianın yerinde olmadığını savunmuştur.
Bononun ihdas nedeni bölümünde “nakden” kaydı bulunmaktadır. Senedin arkasında “iş bu senet teminat karşılığında alınmıştır. Ticari olarak kullanılamaz” şerhi bulunmakta ise de, neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu şerh tek başına senedin teminat senedi olduğunu kabule yeterli değildir. Davalının davacıya borç olarak 75,000 TL para verdiği yerel mahkemenin de kabulündedir. Her ne kadar davacı ödenen bu bedel karşılığında davalının talimatı ve muvafakati üzerine davalının eşi ve davacının da kızı olan …’a daireyi tapuda devrettiğini ve böylece senedin bedelsiz kaldığını iddia etmiş ise de; senede karşı ileri sürülen iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerekmekte olup, davacı bu yönde herhangi bir yazılı delil sunamamıştır. Bu durumda mahkemece somut olay bakımından ispat külfetinin davacıda olduğu ve yukarıdaki ilkeler gözetilerek deliller değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.