Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7256 E. 2012/8425 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7256
KARAR NO : 2012/8425
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.10.2010 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 7 ada 71 parsel sayılı taşınmazının bitişiğindeki davalı …’ya ait 69 parsel ile davalı …’e ait 68 parsel sayılı taşınmazlara diğer davalı … tarafından tarım aletleri konulduğunu, meydana gelen sesin rahatsızlık verici seviyede olduğunu belirterek gürültünün önlenmesi suretiyle komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir.
Davalı …, tarım aletlerini güvenli olduğu için dava konusu taşınmaza koyduğunu, yılda bir iki kez gündüz vakti 1 ila 3 dakika arasında kullandığından bu süre içerisindeki gürültünün davacıyı rahatsız etmeyeceğini, diğer davalı … ise tarım aletlerinin taşınmazına konulması konusunda izninin olmadığını, davalı …’ı bu konuda uyardığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile Gürültü kaynağı olan tarım aletlerinin davacının konutuna 350 m’den yakın mesafeye bırakılmasının yasaklanmasına, müdahalenin bu şekilde menine şeklinde karar verilmiştir.
Hükmü davalılar … ve … temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 683. maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. maddesi; ise “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır” hükmü ile de malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir.
Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gereklidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hâkim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.
Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde ise, mahkemece kurulacak hükümde zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Somut olayda; davacı evinin bulunduğu taşınmazının bitişiğine davalı tarafından konulan tarım aletleri nedeni ile oluşan gürültüden rahatsız olduğunu ileri sürerek rahatsızlık veren davranışların giderilmesini istemiştir.
Taşınmaz başında keşif yapılmış, çevre mühendisi bilirkişi, tarım aletlerinin park edilmesi sırasında çıkarttığı gürültünün yüksek olduğunu, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin 26/g. maddesi gereğince mekanik etkiye sahip olan araçların konut ve benzeri yerlerden en az 350 m. mesafede çalışması halinde gürültü seviyesinin azaldığını belirtmiş, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi davalarında komşuların birbirlerinin davranışlarına katlanma yükümlülüğünün sınırlarının iyi saptanması, yöresel örf de gözetilerek aykırılık varsa bunun giderilme şeklinin açıkça gösterilmesi gerekir.
Dosya içeriğinden, tarafların yaşadığı mahallede tarımsal faaliyetin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı da geçimini tarım ile sağlamaktadır ve davalının eylemi sadece tarımsal aletlerin taşınmaza bırakılmasından ibarettir. Davalının davranışlarının uzun süreli gürültü çıkartan bir eylem olduğu ve dinlenme saatleri içerisinde yapıldığı kanıtlanamamıştır. Davalının eyleminin hoşgörü sınırlarını aşmadığı ve yerel örfe de uygun olduğu gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı …’nın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.