YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12839
KARAR NO : 2013/13193
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 24.06.2013 gün ve 2013/7482 E-2013/9715 K. sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı vekili, davacının 12122 ada 13 (eski 590) parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının paydaş bulunan … ve …’e ait toplam 3/28 payı satın aldığı iddiasıyla önalım hakkına dayanarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Temyiz incelemesi sonucunda davacı vekilinin temyiz istemi yasal süresi içinde yapılmadığından reddedilmiş, davacı vekili kararı katılma yolu ile süresinde temyiz ettiğini bildirerek kararın düzeltilmesini istemiştir. Bu kez yapılan incelemede davacı vekiline, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin 19.2.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve HUMK’nın 433/2. fıkrası gereğince 10 gün içinde 22.2.2013 tarihinde cevap dilekçesi ile birlikte temyiz isteminde bulunduğu, harcını da yatırdığı anlaşılmıştır. Ancak Dairemizce yapılan maddi hata sonucu temyiz isteminin reddedilmiş olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, tapu kaydında gösterilen satış bedelinin gerçek değerinden düşük gösterildiğini belirterek 15000 TL değer göstermiş ve bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş ise de muvazaayı ispat edememiştir. Bu nedenle davası kabul edilen davacının iddia ettiği 15000 TL üzerinden lehine vekalet ücreti verilmesi ve yargılama giderinin de muvazaa iddiasının kabul ve red oranına göre taraflara yüklenmesi gerekirken tamamının davacıya yüklenmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle davacı lehine bozulması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Davacı, gerçekte 15.000,00 TL olan satış bedelinin resmi akitlerde 55.000,00 TL olarak gösterildiğini belirterek bedelde muvazaa iddiasını ileri sürmüş, mahkemece bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamadığından resmi akitte gösterilen satış bedeli ile tapu harç ve masrafları toplamı 57.085,00 depo ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 21.05.1958 tarih ve 7/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında önalım davalarının mülkiyetin aktarılmasını hedefleyen davalardan olması nedeniyle bu davaların sonunda nispi vekalet ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadığından, davalı yararına mahkemece kabul edilen bedel ile dava dilekçesindeki değer arasındaki fark üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti tayini ile davacı tarafa yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2013/7482 E.-2013/9715 K. sayılı ve 24.6.2013 tarihli kararının KALDIRILMASINA,davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda 1 ve 2. bentler uyarınca BOZULMASINA, istem halinde peşin yatırılan temyiz ve karar düzeltme harçlarının yatıran taraflara iadesine 22.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.