YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13034
KARAR NO : 2013/14493
KARAR TARİHİ : 15.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.06.2012 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 60 parsel sayılı taşınmazda 1/7 payı bulunduğunu, satıcı paydaş …’nun 3/7 payını davalılara 1/7 şer pay ile toplam 15.000,00 TL’ye sattığını ileri sürerek davalılar adına oluşan payların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ve … vekili, pay satışlarının tapuda satış görünse de gerçekte muvazaalı satışı geri döndürmek amacını taşıdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılabilmesi için gerçek bir satış sözleşmesinin bulunması gerekmektedir. Satış niteliği olmayan temliklerde önalım hakkının kullanılması mümkün değildir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Devir Hakkının Kısıtlamaları” üst başlığı altında “yasal önalım hakkı” kenar başlıklı 732. maddesi; “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen
üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.” hükmünü içermektedir. Madde gerekçesinde ise paylı mülkiyette herhangi bir paydaşın kendi payını ister tamamen ister kısmen bir başkasına satması halinde, diğer paydaşların önalım haklarını kullanabileceklerinin öngörüldüğü, bu suretle, önalım hakkının, bir payın üçüncü kişiye tamamen veya kısmen satılması durumunda kullanılabileceği vurgulanmıştır.
Somut olayda; dava konusu edilen 60 parsel sayılı taşınmaz davacı ve davalıların ortak murisine ait iken 09.04.2003 tarihinde muris tarafından satıcı paydaş … satılmış, mirasçılardan …ve … tarafından muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası sonucu … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/26 E.- 2010/465 sayılı kararı ile 3/7 payın iptali ile davacılar adına eşit pay ile tesciline karar verilmiş, verilen bu karar 12.11.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Dava açmayan diğer dört mirasçı ise muvazaalı satışı geri döndürmek amacıyla …’ndan 1/7 şer paylarını tapuda satış göstermek suretiyle devralmışlardır. Davacı, yapılan bu satışa ilişkin olarak önalım hakkına dayalı payın iptali ve tescili isteminde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, gerçek bir satış sözkonusu olmadığından önalım hakkının kullanılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.