YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15455
KARAR NO : 2012/41101
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın başlık bölümünde …’ın “müşteki” olarak gösterilen taraf sıfatının “katılan” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın kendi aracının üzerine 3.200,00 TL daha vermesi şartı ile sanığın aracı ile kendi aracını takas etme hususunda sanık ile anlaştığı, katılanın yeğeni tanık Ramazan’ın huzurunda bahsi geçen miktarı elden sanığa teslim ettiği, tarafların sözleşme yapmak ve yemek için bir lokantaya gittikleri, sanığın aracındaki eşyayı evine bırakıp geleceğini söylediği, tanığın da sanık ile birlikte gittiği, yolda sanığın tanığa evde yengelerinin olduğunu, kendisini görürlerse ayıp olacağını söyleyerek tanığı arabadan indirip ortadan kaybolduğu olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 2.fıkrasının 1.bendindeki 365 gün karşılığı adli para cezası yerine 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, ikinci fıkrasındaki 304 gün karşılığı adli para cezası yerine 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 4.bendindeki 6.080,00 TL adli para cezası yerine 80.00-TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.